Kitabı kızımın din kültürü öğretmeni önerdiği için okudum. Beklentim mi daha fazla idi yoksa 1984 kadar gerçekçi mi bulamadım bilmiyorum ama bende çok fazla bir etki bırakmadı kitap. 1984 gibi akıcı değil, yer yer kimin ne konuştuğu hiç belli değil bu da hali ile insanı sıkıyor biraz. Belki de çeviriden kaynaklıdır bilemiyorum ancak bende heyecan uyandırmadı kitap.
Konusuna gelecek olursak. Cesur yeni dünya düzeninde tanrı Ford .(Ford otomobilin yaratıcısı Henry ford) kuluçka Şartlandırma merkezinde tüm çocuklar ebeveynsiz olarak oluşturulup şartlandırılıyorlar. Anne baba kavramı müstehcen olarak görülüyor. "Herkes,herkes içindir" düsturu ile yetistiriliyorlar. Asla mutsuzluk yok çünkü "soma" adı verilen bir nevi uyuşturucu ile mutluluk veriliyor.
Alfa arti olarak olusturulduysaniz sizden üstünü yok epsilon (yarı moron ) olarak olusturulduysaniz da sizden mutlusu yok çünkü bebekken öyle sartlandiriliyorsunuz. Aslında kulağa ne hoş geliyor bu dünya da herkes çok mutlu.
Kısacası yazarın ütopyasi mi desem distopyasi mi desem fena değil aslında. Salgın hastalık yok ( günümüzu düşününce daha bir çekici geliyor) mutsuzluk yok, bağlılık yok,yalnızlık yok,yok oğlu yok :)
Yine de kitaptan keyif aldın mi derseniz Hayır ama okumaya da değer. Keyifli okumalar. ....