·72 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Kasım 2020 01:10 Kitap, ilk şiir olan Ay Işıl'a Sığışmıştı şiiriyle başlıyor. Bu şiirde elbette içli hanımefendiciğimiz canı kardeşini anlatıyor bir de kendisini.Çocukluklarının mor bir zambağa sığıştığını söylüyor. Sahi, çocukluk denilen o güzel şey nerelere sığıştı? Benimki belki de bir lavantaya, belki de bir müzik kutusuna sığışmıştır. Belki de ben onun nereye sığıştığını hatırlayamayacak kadar unutmuşumdur onu. Bunları kesin olarak bilemiyorum fakat benim kesin olarak bildiğim şey şu ki: Didem Madak çocukluğunu asla unutmayan ve onu her daim cebinde taşıyan bir güzel yürekli kadın. Kitabı okuduğunuz zaman içinizde oluşan o anne duygusunu hissetmeniz gerekiyor kesinlikle, çünkü o duygu çok elzem. Didem Hanım'ın annesine olan o bağlılığı ve onu tasviri öyle çok yüreğime dokundu ki...
"Neşeli bir şehre benzerdi senin sesin
Bazen ölmek istiyorum
Beni yeniden doğurman için."
Bu dizelerden de anlaşılacağı gibi o içinden uğurlayamadığı bir anne özlemi içerisinde kıvranmış. Ancak böyle güzel anlatılabilirdi anneye olan özlem. Bütün üzgün oluşlarının adına anne diyor o. Çünkü doyamamış ki anneye...
Çok zorlanıyorum Didem Madak olunca konu. Çünkü o benim için sadece şair değil, o benim için bütün duygularını çocuk saflığında yaşamış ve hiç büyüyememiş bir ruh. Kitapta yer yer değindiği anne teması,kendini bulma çabası,aşk duygusu,gündelik yaşamın içindeki o duygu perdelerini kaldırmasıyla o tam da içimizi kağıda döken bir el.
Herkes bir şeyler bulabilir bu süper şiir kitabında. Benim de bu süper oluşta canımı acıtan çok şey oldu Didem Madak, sana çok teşekkür ederim duygularımın tercümanı olduğun için. Kesinlikle tavsiye ederim bu kitabı. Yanıbaşınızda her daim dursun, huzur kaynağıdır.