Puan vermedi·531 syf.··Beğendi
· Birkaç yıl önce yeraltı edebiyatına merak salmıştım. Okuduğum dergilerde Hakan Günday yazılarını beğenmem romanlarını da araştırmama sebep oldu. Kinyas ve Kayra kitabı ismiyle ilgimi çekmişti ama bu kitabı alış sebebim izlediğim bir filmde bahsediliyor olması oldu. Okumaya başladığımda yeraltı edebiyatına yabancılığımdan olsa gerek sayfalarda ilerlemekte zorlandım. Bu türde birkaç başka kitap okumuş olmama rağmen ilerleyemiyordum. Daha sonra tekrar okurum diyerek rafa kaldırdım. Bir gün raftan aldım Kinyas ve Kayra'yı. Sayfaları öyle hızla bir de anlayarak okudum ki bir süre sadece Günday romanları okuyacağımı düşündüm.
Kinyas ve Kayra. Birbirine bu kadar benzeyen, birbirine bu kadar zıt, hayatla alıp veremediği hiçbir şey kalmayan, kaybedecek ne çok şeyi olan, kaybedecek hiçbir şeyi olmayan iki adamın dünya üzerinde yaptıkları yolculuklarının yanısıra aslında insanın kendi içinde daha uzun, daha zor, daha dolambaçlı, ya da kişiye göre daha kolay, sakin ve sade bir yolculuk yaptığını anlatıyor.