·516 syf.····Okunma: 26 Haziran 2020 23:02 jane austen'ın aşk ve gururunu okuduğumda çok etkilenmiştim, dönem ayrıntılı verilmişti ve aşk hikayesinin yanında hayata dair insanı düşündürecek tarzda konuşan karakterler vardı. o yüzden buram buram bi aşk hikayesi değil de güzel konuşan iki insanın birbirini sevmesi anlatılmış gibiydi, o yüzden de çok sevmiştim. emma'da ise konuşulan konular o an o kasabada olan olaylarla ilgiliydi, karakterler düşüncelere dalıp hayata dair ya da tartışmaya açık herhangi bir konuda uzun uzun konuşmuyorlardı. genel olarak karmaşık bi aşk hikayesi ele alınmıştı. o yüzden de aşk daha ön planda olduğu için ve konuşulan konuları sıradan bulduğum için bu yönünü beğenmedim. ama her zamanki gibi dönemi çok güzel yansıtmıştı bi de ana karakterin her yönüyle mükemmel olmaması hatalar yapabilmesi vs. gibi özellikleriyle gerçek bi insan olması sevdiğim detaylardandı. yine aklıma takılan diğer konu jane austen okuduğum iki kitabında da şöyle bir görüşü aktarıyor mesela aşk ve gurur da kadın mükemmel özelliklere sahip kusursuz biriydi erkekse daha çok hata yapan, ukala bi tipti ve ikisinin birbirine aşık olması kadının erkeği değiştirmesinden sonra gerçekleşiyordu. emma da da kadın karakter hata yapan, dediğim dedik biriyken erkek sürekli ona doğruyu göstermeye çalışan bi tipti. kadının yavaş yavaş değişmesiyle de bi aşk başlıyordu. yani iki insanın aşık olabilmesi için birinini diğerini değiştirmesi gerekiyor gibi bi anlayışı var sanki yazarın o yüzden de bu konuyu düşündürdü bana, öyle.