Puan vermedi·202 syf.··Beğendi
· Oğuz Atay denince akla ilk Tutunamayanlar eseri geliyor biliyorum. Benim de öyle. Çünkü lise yıllarımdan bu yana kitaplıktan alıp okumaya başlayıp belli bir yerde bıraktığım bir kitaptır Tutunamayanlar. O kitabı okuyup bitiremedikçe yazarın başka kitaplarını da okuyamadım. Ancak yazarın başka eserlerdeki dilini de merak ettiğimden sonunda bu ay Korkuyu Beklerken kitabını okumak istedim.
Korkuyu Beklerken Oğuz Atay'ın sekiz öyküsünden oluşan bir kitap. Öykülerdeki kişiler sadece çevresine değil bazen kendine de yabancılaşan kişiler. Kimisi yalnızlığı tercih etmiş, kimisi yalnızlığa itilmiş. Bu öyküleri okurken her karakterin sanki beni duyun dercesine kendi hikayelerini anlattığını fark ettim. Sanki ailelerine, yaşadıkları sosyal çevreye, aşık oldukları kişilere anlatamadıklarını yazar aracılığıyla okuyucuya anlatmışlar.
Kitabı okumadan önce biraz araştırdığımda yavaş yavaş okunması gerektiğini söyleyenler olmuş. Ancak ben birkaç günde okudum. Tabii bunda yazarın Tutunamayanlar'daki diline benzemeyen akıcı bir dil kullanmasının da etkisi vardır. Belki bir gün burda Tutunamayanlar'ı da yorumlarım kim bilir?