Ne güzel demiş Ahmet Ümit: “Farklı inançlara, farklı etnik kökenlere, farklı cinsiyetlere, farklı dünya görüşlerine sahip olsak da hepimiz insandık. Bir başka ortak yönümüz ise İstanbul’du.”
Merhabalar... Şimdiye kadar okuduğum Ahmet Ümit eserinden en beğendiğim eserle geldim. 600 sayfadan fazla da olsa, asla bitmesini istemediğim şahane bir kitaptı İstanbul Hatırası. İtiraf etmeliyim ki başta beni biraz zorladı. Ama alışmam uzun sürmedi. Vize döneminde başlamıştım ve derslerime mi odaklansam kitabı mı okusam bilememiştim. Çünkü bir kitap içinde hem tarihi hem de yedi esrarengiz hadiseyi bu kadar güzel barındırabilirdi. Bir tarih kitabı okumadan hem haz aldım hem de oldukça faydalı bilgiler edindim. İstanbul Hatırası... Tarihi mekanlara bırakılan yedi ceset... Tüm cinayetlerde tarih barındıran ipuçları... Her birinin derin anlamı... İstanbul için oldukça önemli olan, Kral Byzas, Konstantin, II. Teodosius, Jüstinyen, Fatih Sultan Mehmed, Kanuni Sultan Süleyman ve Mimar Sinan hakkında daha önce duymadığım birçok bilgi... Ve tabii ki beklenmedik bir son... Cinayetlerin peşine düşen Nevzat Başkomiser, mekanları o kadar güzel betimlemişti ki adeta oradaymışım gibi hissettim ve tarihe olan merakımı oldukça artırdı. Ahmet Ümit’i yakından takip eden biri olarak, tarihe verdiği önemi ve İstanbul sevgisini eserlerine çok güzel yansıttığını, gerekli mesajları okura başarılı bir şekilde verdiğini düşünüyorum. İstanbul’a ne kadar aşık olduğumu bilenler, İstanbul’dan uzak kaldığım bu dönemde kitabın beni ne kadar çok duygulandırdığını da anlayacaklardır. Kitabı, yarım kalmış üniversite hayatımın burukluğu içinde, anılarımla bir boğuşma halinde okudum. Ah İstanbul... “Bir ateşim yanarım, külüm yok, dumanım yok. Sen yoksan mekanım belli değil, zamanım yok.”
Kitabın sonuna gelecek olursak, Ahmet Ümit’i okumama ve tarzını az çok bilmeme rağmen bir tahminde bulunamadım. Bunda, İstanbul’un binlerce yıllık tarihine ve olayların akışına kapılmamın büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Tarihe verilen önemin ve ilginin çoğalması dileğiyle deyip yazımı sonlandırıyorum.