·208 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Eylül 2016 10:57 "Böyle bir şey olamaz!" falan diyerek okudum ve bitirdim kitabı. O kadar sevdim, o kadar sahiplendim ki okurken bugüne dek beğendiğim tüm romanları okumamış olmak geçti içimden.
Kitabın dilinden hiç hoşlanmayabilirsiniz, sıkça tekrara düşüyor; ama bu tarzına uygun olduğundan tercih edilmiş bir şey, bir çeşit bilinç akışı zira. Normalde benzerlerini okuduğumda beni sızlanmalara iten bu durum, ziyadesiyle umurumda değildi, hiç rahatsız etmedi beni. Çünkü okuma esnasında, Holden'a kapılıp gitmekle meşguldüm.
Yeri gelmişken, Çavdar Tarlasında Çocuklar, içeriğine rağmen, kesinlikle, aylaklığı falan öğretmiyor, aylaklığa övgü değil, hiç değil, onu belirteyim. Yani şu yüz doksan sekiz sayfa içerisinde çıkarılacak sonuç bu olduysa eğer, eser ya öylesine okunmuştur ya da "popüler ya şimdi bu, hemen eleştireyim" edasıyla yorumlanmıştır; ne yazık ki bu konudaki kişisel görüşler pek de gerçekçi gelmiyor bana, "kişiden kişiye değişir," diyemem.
Yine korkunç bir gıcıklık yapacağım: Bu kitabı herkes okumasın. Neye göre, hangi özelliğe göre okunmalı kısmında bir yorumda bulunamam ama, okuru kendine anlamsızca çeken bir his vardır ya, işte o hisle dolup taşan birileri okumalı diyebilirim. Tabii yine de belirteyim; ben coşkun duyguların insanıyım, şu yazdıklarıma bakıp mükemmel bir şey beklemeyin. İyi okumalar.