-Hubermann ailesine evlatlık verilmek üzere bindiği bir tren yolculuğu sırasında çok sevdiği kardeşinin kaybını yaşaması ile başlıyor Liesel ile tanışmamız. Yeni arkadaşlıklar, yeni ev, yeni bir aile, 10 yaşındaki küçük kitap hırsızımızın yeni yaşamı....
-Liesel'in dünyasındaki olayları okurken diğer bir yandan 2.Dünya Savaşındaki Nazi Almanyasının Yahudilere yaşattığı baskıları da okuyoruz.
- Hubermann ailesi zorluk ve geçim sıkıntısı yaşarlarken bir yandan da evlerinde bir Yahudi saklamaktadırlar. Aile fertlerinin birbirlerine olan destekleri ve dayanışmaları ile bu günleri atlatmaya çalışıyorlar.
-Kitaptaki her bir karakteri ayrı ayrı sevip,onların yaşadıklarını okurken bende yaşadım. Ama Rudy ile Hans'ın yeri bende çok ayrı. Yüzümde gülümse ile başladığım kitabı gözyaşları içerisinde bitirdim.
-Limon sarısı saçları ile Liesel'in en yakın arkadaşı Rudy.... Beraber hırsızlık yapıp, birbirlerini her daim kollayan, zorluk çeken Yahudiler'e ekmek veren bu küçük sevgi dolu kalplerin dostluğuna hayran kalmamak elde değil.
-Hans Hubermann, okuma bilmeden kitap hırsızlığı yapan bu küçük kızı kelimelerle tanıştıran adam. Akordeona can veren, merhamet dolu bu adamı daha ayrı sevdim. Sen çok güzel bir babaydın Huberman.
-Kitabın en ilginç yanı ise bu yaşanan olayların anlatıcısıydı.
Ölümün kendisi...
Ölüm meleği...
-Evet, evet tüm hikayeyi ölüm meleğinin ağzından okuduk.
Ölümün ağzından hayatı....
-Daha okumayı bilmeden ilk kitabını çalan, kelimelere ilk günden hayran bu kızı kesinlikle sizde tanımalısınız.