Tomris Uyar ismini Cemal Süreya, Turgut Uyar ve hatta Edip Cansever ile olan arkadaşlık/aşk ilişkileriyle duymuşuzdur pek çoğumuz, en azından ben öyle duydum. Buna yönelik ciddi tepkiler de vardır özellikle feminist kanattan. Tomris Uyar'a ''ikinci yeninin gelini'' gibi yakıştırmaları şiddetle reddeder bu kanat ki ben de bu konuda onlarla hemfikirim. Cidden iğrenç bir tanım bence de. Ancak bu tanımı bir kenara koyarsak Tomris Uyar'ın kendi edebi kişiliği neden konuşulmuyor da kadın sürekli Turgut Uyar, Cemal Süreya üzerinden tanımlanıyor sitemine pek katılmıyorum. Çünkü Cemal Süreya ve Turgut Uyar çok önemli dahası popüler isimler. Tersini düşünün, dünyaca ünlü bir kadın mankenin sevgilisi de kendi ismiyle anılmaktan ziyade basında sıklıkla X mankenin sevgilisi şeklinde kendisine yer bulur. Ben Tomris Uyar ismine biraz da böyle bakıyorum. Hatta ciddi bir kesimin eleştirisini alacağımı bildiğim halde yine de şu fikrimi söylemekten kendimi alıkoymayacağım; Eğer bu üç büyük şairle ilişkisi olmasaydı günümüzdeki kadar popüler bir isim olmazdı Tomris Uyar ismi. Kadının edebi kişiliğinin popüler olmayı hak edip etmediği başka mesele, ben etmiyor demiyorum. Bunu diyebilecek kadar kendisini okumadım. Ancak günümüzde sinemada olsun, tiyatroda olsun, edebiyatta olsun nice kaliteli işler başarmış pek çok insanın adını pek çoğumuz sadece öldüklerinde duyuyoruz mesela.
Tomris Uyar'a yönelik bu aşırı agresif savunmalar ve bir de Gabriel Garcia Marquez'in Başkan Babamızın Sonbaharı kitabına yapmış olduğu -bence- rezalet çeviri sebebiyle hayli önyargılıydım kendisine. Ancak bu kitap fikrimi değiştirdi. Muhtemelen bu kitaptaki öyküleri onun en iyi öyküleri olmasa bile kitabı okuduğumda ''Evet, kadın cidden iyi öykücüymüş.'' dedim ben. Öykülerine yönelik tek eleştirim bence diyalogların zayıflığı. Bu benim fikrim, bana fazla yapay geldi bazı diyaloglar. Bir öyküsünde Cahide Sonku'yu -isim vermeden- anlatması da çok hoşuma gitti nedensiz. Ben bu kitabı Tomris Uyar ile tanışma faslı olarak görüyorum, mutlaka bir kitabını daha okuyacağım kendisinin ama bir daha çevirdiği herhangi bir kitabı elime almam zannediyorum Marquez faciasından sonra. Hala aklımdadır sallangaçlı iskemle, belirtge gibi kelimelere başka hiçbir Marquez çevirisinde denk gelmedim ki iyi ki de gelmedim.