·55 syf.····Okunma: 01 Ocak 2021 03:18 Kitabı genel olarak incelemektense benim üzerime bıraktığı düşünceler ve bu düşüncelerin etkisini gözleyerek birkaç satır yuvarlayacağım.
Beni muradıma erdirememiş Ermiş, Allah'a ısmarladık muhabbetlerinde "Hava rüzgârlı, önünü iliklemeyi unutma!" diyen sevgili bir yakınınıza benzese de bu sıcaklığı -ya da size getirdiği herhangi bir duyguyu- iliştirmekten uzak kalıyordu. Oysa rüzgârın bizlere kendilerini taşıyacağını söyleseler ya uzaklaştığımız yakınlarımız. Ermiş'in söylediklerini bilmez miyiz zaten hepimiz? Bilmesek sorar mıydık yeniden ve yeniden dolandırıp durduğumuz soruları? Bir ayrılık tehdidi değil miydi kendimize doğrulan?
Dalgaların, sallanacakları kıyaya ulaşmadan önce rüzgârlara tutunarak sergiledikleri uçuş denemeleri ermişin hangi renk gözlerinden ruhunu nasıl yansıtacak merak edemeden, rüzgâr çarpmasın diye boyunlarına ipler dolayarak sallanan bizlerin son nefeslerini solumak ne kadar hoş geldi bilemeyeceğim. Bizlerin içinde dalgalanan sessizliği denizin uğultusu bastırıyorsa dinleyelim içimize rüzgâr estirebilecek fısıltıları. Ve uzaklaşalım...