Odysseia'dan Polyphemus'u Jacques Derrida'nın Platon'un Eczanesi ve Maurice Merleau-Ponty kavramları üzerinden ele almayı deniyorum.
Poseidon'un oğlu Polyphemus insanın ayak basmadığı bir adada yaşıyor. Dışarıdan bu adaya gelen, bu adaya eklenen Odysseus (Derrida'nın supplement kavramı) onun evine/mağarasına gizlice giriyor. Bu olayda Polyphemus öldürülmüyor, kör ediliyor. Diğer yandan Odysseus açısından devin tek gözlü oluşu zaten bir tür körlüktür denebilir; dev, derinliği algılayamaz, şaşı bakamaz, yukarından, refleksif olarak bakarken, dünyayı tablo olarak görmeye çalışır. Polyphemus'un adası aisthesis (duyular) dünyasıdır, insan/akıl yoktur. Ancak buna karşın Polyphemus her ne kadar akılsız olsa da noeton'u (akılla kavranan aşkın dünya) anımsatır tepeden bakan tek gözüyle.
Derrida'nın kavramlarına göre okunduğunda Odysseus'u yazı, Polyphemus'u söz olarak ele alabiliriz. Platon'un mağarasını da düşündüğümüzde, temsil ve taklit gözü yerinden eder - yazı da böyledir, bunu yapar. Derrida pharmakon'dan bahseder, bu hem zehir hem şifa olabilen ilaçtır. Odysseus'un kalem gibi oyduğu zeytin dalı da barışı ve şifayı temsil ederken, onu burada silah olarak görürüz. Ve Odysseus devin gözünü yaraladığında Polyphemus Derrida'nın deyimiyle babasına koşar: O canlı sözdür ve gücünü babasından alır. Ancak bu işe yaramayacaktır çünkü karşısındaki babasız, güçsüz ve hilekar yazıdır. O çift gözlüdür (yazılan-okunan), perspektifi, çarpıtmayı, anlam saptırmayı getirmiştir savunmasız olduğundan. Anlam askıya alınmıştır (différance). Yazı, "kimse"(outis)dir. Ve ismi ile bedenini gizlemiştir.
[Odysseus, Polyphemus'a benim adım "-hiç- kimse"dir der. Polyphemus yanına gelen diğer devlere onu "hiç kimse"nin yaraladığını söylediğinde ciddiye alınmaz]
Dev körleştikten sonra koyunuyla konuşur. Artık Merleau-Ponty'nin ve
Mountains fell
and filled the rivers.
The seas heaved
and flooded the land.
The earth itself split
and water gushed out.
Giant rocks cracked
and rolled down
into the valleys.
Sayfa 37 - [Dağlar devrildi ve nehirleri doldurdu. Denizler kabardı ve karayı sular altında bıraktı. Yerin kendisi yarıldı ve sular fışkırdı. Dev kayalar çatladı ve yuvarlandı vadilerin içine.]·Kitabı okudu