o

Oyun Felsefesi

3 üye
Takip
SANAT, OYUNUN İÇİNDEKİ MÂNÂYI GÖREBİLMEK...
Bir anket yapsan; ABD-İran savaşı bir tiyatroydu diyenlerin oranı yüzde 20'yi, 15 Temmuz bir tiyatroydu diyenlerin oranı yüzde 40'ı, 11 Eylül bir tiyatroydu diyenlerin oranı yüzde 60'ı bulur. Ve bu bir inançtır. Ne yaparsan yap, aksine iknâ edemezsin. İknâ etmek de gerekmez aslında. Onlar da haklı. Dünya bir tiyatro. Her şey bir oyun. Sanat, oyunun içindeki mânâyı görebilmekte. [...] Bir de işin şu yönü var: Bir gün Abdülhakîm Arvasî Hz'nin bulunduğu bir sofraya et getirmişler. Yerken biri demiş: Ya bu hayvanları keserken besmele çekiyorlar mı ki? Efendi Hazretleri de şöyle cevap vermiş: Sen yerken çekiyorsun ya, ona bak... Bu dilden anlayan azdır ama söylemeden geçemeyiz: Velev ki oyun olsun, sen ciddisin ya ona bak!.. -Selim Gürselgil, "Siyonizm'le Barış Olmaz", x.com/gurselgil, 8 Nisan 2026-
Oyun Felsefesi
#oyun #maske
Thomas Mann'ın dediği gibi, sanatçı gözü yaşamı mitosumsu gören bir bakışa sahiptir. Buna dayanarak, mitolojik dünyaya -tanrıların ve şeytanların dünyasına, maskelerin karnavalına ve yaşanan mitos şenliğinin zamanın bütün yasalarını ortadan kaldıran, ölüleri tekrar yaşama döndüren o garip "sanki oyunu"na ve "bir varmış bir yokmuş"sun yaşanan an olduğu dünyaya- öncelikle sanatçının gözüyle yaklaşmalıyız ve değer vermeliyiz.
Sayfa 31 - Islık Yayınları, 2. Baskı·Kitabı okuyacak
Oyun Felsefesi
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
George Bernard Shaw
"Yaşlandığımız için oyun oynamayı bırakmayız; oyun oynamayı bıraktığımız için yaşlanırız."
Oyun Felsefesi
Dünyada olan dünyada kalır
İnsan ancak dünyevi olandır ve faniliği onu ebedi kılar; öncesi ve sonrası yine "dünya" olacak olandır. Bu sebeple bugün ya da yarın ölmenin bir anlamı bulunmaz; ölmek insan için hiçbir şey değiştirmeyecek, yeniden dirilse de dirilmese de tesis ettiği dünya olacaktır. Bilgisayar oyunlarından ya da tiyatro sahnesinden örnek verilebilir; oyunun dünyasına girmeden öncesi diye bir şey yoktur. Oyun süresince de ne ölümsüz kılınmanın ne de ölmenin "dünyalamak" dışında bir yer edinmesi mümkündür; program hiçbir zaman kapanmaz, sahne hiçbir zaman bozulmaz ve dünyanın sınırları hiçbir şekilde aşılmaz. Ölüm, dünya/dil için oyuna ait bir hamledir yalnızca ve bunun dışında işlevsizdir. Yaşanabilen ancak dünyevilik iken ortada dünyalamak dışında neyden söz edilebilir? Bu durumda insan script'i/kaderi yazılmış NPC gibidir. Kendi yazgısının katibi: Mazhara meçhul olan mukadder. Buna rağmen aydınlatan sahne ışığını üzerine çekmek istemesinin sebebi nedir? Peki ya insan dışında kalan şeyler de aynı şekilde insanın gözünden yansıyan ışığı kendilerine istemezler mi var olmak için? İnsan da insan dışının sergilediği davranışı dünyaya karşı sergilemektedir. Ya da başka bir değişle, dünya kendisine yapılanı insana yaparak önceliği onun elinin altındaki araçlara verir ve insan soyu, dünya denetiminde, araçlar için seri üretim yapan faber fabrikasına dönüşmüştür. "Oyun olarak hüküm süren dünya" insana formel bir gerçeklik değil hiçbir kurala uymaksızın fırlatılmış olduğu kural-dışı ve sonlu yapısıyla kurgulanmış "mutlak sanalı" sunar; yalnızca oynanışının olduğu, ister tek bir sahne ister tek bir oyuncu görmemiş olsun. Kendi ölümünün farkındalığını bırak, kendi dünyalığının dahi farkında olmayan, Heidegger'in Descartes'i eleştiriken kullandığı imi kendisine geri iletilerek, "olmak"lıktan
Oyun Felsefesi
Dünya asla varlık gücünün derece merdiveninde tek bir gerçeklik veyahut da en yüksek gerçeklik değildir, fakat neticede her şeyi kapsayıcı gerçekliktir, dokuma'dır [Gewirk]. Dünyanın dokumasında her sonlu-varolan'ın yeri ve süresi vardır, doğuşu ve batışı vardır – edilmiş ve yok edilmiştir. Peki ya dünyanın her şeyi yoklayıcı etkimesi, o da mı insanî bir oyunda sembolik bir mevcudiyet kazanmaktadır?
Sayfa 173 - Dost Yayınevi, Birinci Baskı, 2015·Kitabı okudu
Oyun Felsefesi
"the fun-element characterizes the essence of play." "would there be any dif g erence between a mad human being absorbed in play and an animal?" Çizgi Romanı Anlamak kitabında sanatın kaynağını ararken -ilkel- bir insanın aslandan kaçıp ağaca tırmandığında dönüp aslana nanik yapmasının bahsinir açıyordu. Eminim o akşam aslan evine eğlenerek dönmemiştir(!) Uzun lafın uzatması – olsa olsa ancak bir fıkra konusu bu... =| Play and performance: research approaches Alice Koubová - Play in Performance Philosophy
Oyun Felsefesi