·102 syf.····Okunma: 02 Ocak 2021 00:22 Coğrafyanın ve bu coğrafyada hüküm süren zihniyetin gerçekçi, gerçekçi olduğu için de aslında çok üzücü olan bir yansıması bu kitap. Toplum baskısını, “şeref, onur, kan” kavramlarını, dul kadınlar hakkında yapılan dedikoduları, insanların uydurdukları yalanlara bir süre sonra kendilerinin de inanmaya başlaması ve “hortlak, zebani” gibi gerçek dışı figürlerle küçücük bir çocuğun psikolojisinin bozuluşunu okuyoruz.
Spoiler içerir.
Babası öldürülen küçük Hasan’ın ailesi ve yaşadığı köydeki insanlar tarafından “ailemizin onuru, babanın kanı” adı altında nasıl beyninin yıkandığı işlenmiş bu kitapta.
9 yaşındaki Hasan, her ne kadar kulaklarını tıkamaya, insanları duymamaya çabalasa da çevre baskısının karanlık düşüncelerine kapılmaktan kurtulamıyor. Babasının öldürüldüğü günden beri neredeyse herkes tarafından “kanını yerde bırakamazsın” düşüncesi aşılanan ve annesini öldürmediği her gün çeşitli hakaret ve dışlanmalara maruz kalan bu küçük çocuk, üzerindeki baskının yarattığı öfkeyle kendisine dayatılan bu “görev”i yerine getirmek zorunda kalıyor.