Bir gün, bir profilden mesaj aldım. Kelebeğin ilk kanat çırpışı gibi heyecanlıydı. İlk bebeğini eline almış, heyecandan ne diyeceğini bilmiyordu. İlk kitabını eline aldığını söyledi ve "Okur musun" dedi, "okurum" dedim. Sonra işte okudum.
Okurken ilk sayfalarda Murat Menteş havası hissettim. Karakterler Bağbozumu, Çivit, kesekağıdı gibi ilginç isimlerle adlandırılmış. Bunlara alışmak epey zamanımı aldı. Yine bu sayfaların anlatımı bir cümlede çok şey anlatmak istiyor gibiydi. Açıkçası adapte olmakta biraz zorlandım derkeeen olaylar bambaşka bir şeye evrildi. Giriş kısmından sonrası ise bana daha çok hitap etti ve okudukça ilk kısımlar anlam kazandı.
Hepimiz hayatımızda bizi üzen ve üzerimizde baskı yapan olaylar yaşıyoruz. Bazılarımız olaylara yenik düşüyor, bazılarımız ise hayal dünyasına sığınıyoruz. Kartela işte öyle bir hayal dünyası. Fakat bir hayalin can almış hali. Çünkü ana karakterimiz sorunlarından kaçarken zihninde oluşturduğu dünyaya can verip sanal oyun haline getiriyor. Bunu psikolog desteğiyle yaparak aynı zamanda bilinçaltını ve yaralı köşelerini onarmış oluyor. Muhteşem bir kurgu.
Özellikle son bölümleri yeniden okuyabilirim. Arınmanın ve yeniden doğuşun gücünü hissetmek bana çok iyi geldi. 2020 yılının son günlerinde böyle bir kitabı okumak da ne bileyim, harika bir denk geliş oldu. Bu yılı hayal dünyamızda onararak bitirmeye ne dersiniz?
Ezgi'cim, kalemin daim, ilhamın bol olsun. Iyi ki o mesajı attın. Iyi ki seninle tanıştım ve kitabınla buluştum. Çok iyiydi be!
Içimizdeki yaralı çocuğu görüp onu iyileştirebilmeyi diliyorum. Hepimize mutluluklar diliyorum sevgili kitap kurtları