9/10
·832 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2021 21:07
Nam-ı diğer "Tarihin Babası" Herodotos, MÖ 484? yılında Halikarnassos'ta (Bodrum) dünyaya gelmiş. O zamanlar bilinen üç kıta olan Asya, Avrupa ve Afrika'nın yine bilinen topraklarını gezerek çeşitli kaynaklardan bilgi/veri toplamış ve bunları kayda geçirmiş. Herodotos'un bu kaynaklardan dolaylı veya bizzat doğrudan edindiği bilgilerin yanı sıra çeşitli ulusların sözlü geleneğine ait efsane, hikâye ve mitleri ve eski Yunan mitolojisini harmanlayarak, Homeros'un manzum (şiir) geleneğinin aksine tarihte ilk kez nesir (düzyazı) şeklinde yazıya döktüğü kabul ediliyor. Herodotos, her ne kadar tarafsız ve hoşgörülü bir "tarih yazıcılığı" yapmaya gayret etse de mitten kopamadığı (ör. bazı olayları neden-sonuç ilişkisi bağlamında ele almaksızın "tanrıların işi" olarak yorumladığı) için aynı zamanda "hikâye anlatıcısı" olarak da kabul ediliyor. Bu yönüyle kendisinden sonra gelen tarihçiler tarafından eleştirilse de Herodotos'un  yaşadığı dönem göz önünde bulundurulduğunda, ki zaten yazarın, o dönemin şartları gereği fazla iddialı olmaktan ve göze batmaktan imtina ettiğini de gözlemlemekteyiz, devrim yaratan bir eser ortaya koyduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca yazarın MÖ 550 yılından MÖ 430 yılına kadar olan dönemi kapsayan eseri, ön planda ağırlıklı olarak Pers İmparatorluğu'nun yükselişi, Pers istilası ve Pers-Yunan savaşları gibi süreçleri/olayları anlatsa da arka planda bize zengin biyolojik, sosyolojik ve coğrafi bilgiler de sunar. Eserde en çok dikkatimi çeken şeylerden biri de Herodotos'un yaşadığı dönemdeki geleneğin aksine Yunanlılar dışındaki halklara "barbarlar" demesine rağmen bu kelimeyi aslında "yabancılar" anlamında kullanması, bu halklara saygı duyması ve Batı kültürünün Doğu kültürüne dayandığını ima etmesidir, ki zaten inandırıcı ve doğru bulmadığı örf, adet ve görenekleri de ayrıca belirtiyor. Eserin Herodotos tarafından değil, yüzyıllar sonra Helenistik dönemde İskenderiyeli bir yayıncı tarafından her biri eski Yunan mitolojisine ait 9 Musanın (9 Muses) adını taşıyan dokuz bölüme (kitaba) ayrıldığı da söyleniyor. Bu kitap, Müntekim Ökmen tarafından Fransızca çeviriden Türkçeye aktarılmış. Yaklaşık ilk 200 sayfa boyunca çevirinin beni çok yorduğunu (ki bu süreçte kitabın "çevirinin çevirisi" olduğunu öğrenmenin de isteksizliğiyle kitabı yarım bırakmayı düşündüğüm de oldu) itiraf etmek isterim ancak üsluba alıştıktan sonra okuma sürecim daha akıcı hâle gelmeye başladı. Kitapta pek çok kişi ve yer adının geçiyor olması okuma sürecini yorucu hâle getiriyor olsa da kitabın arkasında yer alan "Dizin" bölümü imdadınıza koşabilir. Son olarak, bu kitabı okumadan önce mutlaka bir mitoloji kitabı okuyarak temel mitoloji bilgisi edinmenizi tavsiye ederim. Biraz tarih bilginiz de varsa kitabı okurken karşınıza çıkan isimler size aşina gelir ve okuduklarınızı daha iyi anlamlandırabilirsiniz. Kitapta en çok sevdiğim bölümler Pers (Ahameniş, MÖ 550-330) İmparatoru Kyros ile ilgili bölümler oldu zira Kyros'a olan hayranlığım da arttı. Kitabı okurken hatırladığım ve zaten okuma listemde olan Ksenophon'un "Kyros'un Eğitimi" adlı kitapta da Büyük Kyros'un hayatı anlatılıyor. Meraklılarına tavsiye ederim. Herodotos'un Tarih'inde Pers-Yunan savaşları ile ilgili bölümde anlatılan Leonidas ve üç yüz Spartalının Herodotos'un gözünden hikâyesini de okuyunca yıllarca izlemeyi ertelediğim 300 Spartalı adlı filmi izleyip film ile Herodotos anlatısı arasında karşılaştırma yapmayı düşünüyorum. Son olarak, "Tarihin Babası" Herodotos ise "Tarih Biliminin Babası" Thukydides'in Peloponessos Savaşları adlı kitabı da okuma listemde yer alıyor. Antik dünya hakkında genel bilgi edinmek isteyenler başta olmak üzere herkese Tarih'i tavsiye ediyorum. Ölmeden önce mutlaka okunmalı. Keyifli okumalar. Kitapla ve sevgiyle kalın.
Tarih
TarihHerodotos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,210 okunma
·
123 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.