·800 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Ocak 2021 20:15 Bu kitap ile seriye veda ettim... Ay Günlükleri benim için unutulmaz ve hayranlık dolu bir serüvendi, her zaman da böyle kalacak kalbimin bir köşesinde. En sevdiğim karakter Thorne oldu. Hatta Thorne'a veda etmek benim için en zor olanıydı.
Winter'a asla ısınamadım, belki de ürkek bir karaktere sahip oluşu onu sevemememe sebep olmuştur bilemem. Cinder, her zaman benim cesur ve kahraman sayborg Külkedim olarak kalacak. Scarlet, canı pahasına gözü pek oldu her zaman her zorlukta ve kendisine miras kalan görevinden asla sapmadı. Wolf, Scarlet'ı deli gibi severken ona duyduğu bu sonu olmayan aşk ile içindeki iyiye kulak astı ve bana her kötünün içinde bir iyilik kırıntısı olduğunu gösterdi. Cress, her ne kadar onu ilk başta sevmesem de sonrasında müthiş bir dâhi olduğunu ve özgüvensizliğini bir çırpıda yendiğini görmek ona bağlanma sebebim oldu. Kai, her zaman adil ve vicdanlı bir imparatordu hatta öyle ki Cinder'a pervane olduğu halde ona güvenen halk için her daim en doğru kararları verdi.
Son olarak Levana... Levana benim içime işledi, o olmasa bu serüven asla ayakta duramazdı. Levana bana bir kötünün aslında iyi olabileceğini ve zamanın kişiler vasıtası ile o iyiyi paramparça edip kötüye çevirebileceğini gösterdi. Son anına kadar Levana'yı sevdim, her ne kötülük yapmış olursa olsun geçmişindeki olaylar bir çığ olup onu yıkarken Levana buna müsade etmedi ve ayakta kalmaya çalıştı. Evet, ayakta kalmak için kötü ve gaddar olmasına gerek yoktu diye düşünülür belki de fakat öyle bir durumda herkes Levana gibi olurdu buna eminim.
Söyleyeceklerim bitmedi, imkansız hatta bitmesi fakat bir noktada bu seriye veda etmeyi öğrenmem gerek. Okuyacak olanlara hiç düşünmeden bu kitaplara sarılıp sıkı sıkı, bırakmamalarını tavsiye ederim