Frankl bu eserinde sevginin fiziksel değil ruhsal olduğunu gözler önüne tekrar tekrar seriyor. Nazi kamplarında geçirdiği onca kötü şeye rağmen onu yaşatan şeyin sevgi olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Aynı zamanda umutsuz olan insanların hastalikli (patalojik) olmadığını, sadece yaşamın anlamını aradığını vurgulamaktadır. Bu eserinde aynı zamanda psikolojide mesleği etiği hiçe sayan insanları ilaç batağına sürükleyen psikiyatristlere de logoterapi yöntemi ile sert eleştiriler getiriyor. Bu kitap her insanın başucu kitabı olması gerektiğine inananlardanım.