·176 syf.··Beğendi
···Okunma: 31 Aralık 2020 15:41 Dünyayı Sırtında Taşıyan Balık - #kitapyorumu
"Küçük şeylerle mutlu olmayı bilmeyenlerin kapısına mutluluğun nadiren uğradığını yaşayarak öğrenmiştik."
Herkese selam bugün sizlere severek okuduğum Dünyayı Sırtında Taşıyan Balık kitabıyla geldim. Yazarın daha önce Canım Arkadaşım kitabını okumuştum ve çok beğenmiştim. Gerek dili olsun gerek konusu... Bu kitap için de beklentilerimi yüksek tuttum ve fazlasıyla karşılandı. Kitabımız Tebrizli bir sokak çocuğu olan Emir'in hayatını anlatıyor. Emir bir gün askerlerden kaçarken kırmızı bir balık görüyor ve o günden sonra yaşamı değişiyor. Kitabın her sayfası benim için değerliydi. Çoğu cümleyi tekrar tekrar okudum.
Kitabı bitirdiğimde fark ettiğim ilk şey çoğu zaman insaların gereksiz şeyleri kafaya taktığı oldu. Bizim için önemsiz bir şey bazı insanlar için çok önemli olabiliyor. Bu yüzden zamanında çoğu şeyin kıymetini bilmeliyiz. Ve tabiki acı gerçekler yüzümüze bir kez daha vuruyor kitabı okuduğumuzda. Savaşlarda en çok çocukların hasar aldığını görüyoruz. Emir'in her şeye pozitif bakabilmesi, umudunu yitirmeden yaşaması, hayal edip özgürlüğe kavuşması... Kitabı okuduğunuzda dediklerimi daha iyi almayacağınıza inanıyorum. Büyük küçük herkes okumalı kitabı bence. Puanım 5/5. Sevdiğim birkaç alıntıyı aşağıya bırakıyorum. Okuyun okutturun.
"Bir insanın yaşayıp yaşamadığından daha önemlisi nasıl yaşadığıdır,yaşadığı müddetçe neler yaptığıdır. Ya sen nasıl bir hayat yaşayacaksın benim güzel oğlum? Hayatın buyunca zavallı bir kuşun ölümüne mi üzüleceksin, yoksa özgürce kanat çırpabilsinler diye başka kuşlar için mücadele mi edeceksin. "
"Bir sokak çocuğu olarak görünürde hiçbir şeye sahip değildim belki, fakat ben hayalini kurabildiğim her şeyin sahibiydim. Çünkü gözde değil, gönüldeydi meselem benim."
"Biz bir gül bahçesinde bitmiş yaban otlarıydık; güllere zararımız dokunmasın diye koparılıp atılıyor, bahçeden uzaklaştırılmaya çalışılıyorduk. Bütün çabamız uzaktan seyretmek zorunda kaldığımız o güzeller güzeli bahçede bir yer edinme umudundan ibaretti."
“Aklınızın denizlerinde yüzen bir balık, kalbinizin kıyılarına vuran dalgalar yaratır.”
Tebriz’de bir sokak çocuğu olarak yaşayan Emir için dünyanın bütün sesleri onun duyabildiği kadardı. Fakat iyi duyamayan kulakları, kalbinin hissetmesine veya zihninin hayaller kurmasına engel değildi. Annesiz babasız, yuvasız ve sevgisiz yaşamanın zorluğuna İran ile Irak arasında yıllardır süren savaş da eklenince sokaktaki yaşam artık daha tehlikeliydi. Hayallerinin ve umutlarının peşinde hayatının ışığını arayan Emir, korkunç bir savaşın gölgesinde uzun ve zorlu bir yolculuğa çıkmak üzereydi. -Alıntı