·147 syf.····Okunma: 03 Ocak 2021 13:46 selam yılın ilk kitabı beklemediğim kadar iyiydi. bu ay alana yoğunlaşmak istemediğim bi ay çünkü finaller için istemeden yoğunlaşmak zorundayım. o yüzden kısa ve klasik kitaplardan ilerleyeceğim bi ay olacak. minik bi bilgi akışından sonra kitaba geçiyorum. kitap üç bölümden oluşuyor, ilk bölümde narsizm üzerine psikanalizle bağlantı kurularak okura ön bilgi veriliyor. ön bilgi aşamasında ilk olarak freud’un kuramlarıyla ilgili en temel bilgi olan güdümlü işleyişten bahsediliyor. freud’un kuramlarını oluştururken bu kuram bitti gitti buna geçiyorum tarzında değil de bir öncekinin üstüne katıp ilerleyerek oluşturduğundan söz ediliyor. kitap freud’un daha yapısal kuramını oluşturmadan önce kaleme almış olduğu bir makaleden oluşuyor o yüzden ego ve id kavramları oluşmadan önceki düşüncelerini görebilmek adına yararlı bi kitap. aynı şekilde süperego da henüz süperego kavramı oluşmadığı için vicdan kavramıyla ele alınmış. ilk bölümde narsizm ile libido arasındaki bağdan söz ediliyor. bu bağın yarattığı etkiyle beraber ebeveynlerin çocuk üzerindeki etkisi, paranoya, şizofreni üzerinden anlatım devam ediyor. kitabın ikinci bölümü ise freud tarafından yazılmış bu kısımda schreber vakası inceleniyor. schreber adlı erkek bir doktorun tanrı tarafından kendisine kadın olması gerektiğinin söylendiğini ve kadın olduktan sonra dünyaya birçok insan getirerek dünyayı kurtaracağına inanmasını ele alıyor. vaka her açıdan ilginç. şizofreni, narsizm, paranoya, baba tutumu gibi birçok kavramı barındırıyor ve freud vakayla ilgili görüşlerini anlatırken hem schreber’in kendi ağzından yazdığı notlarını paylaşıyor hem de kuramıyla bağdaştırarak açıklıyor. vaka aşırı ilgi çekici olduğu için ve inceleyen de freud olduğu için akıp gidiyor. kitabın bu kısmında freud’a hak vererek ilerliyor insan ama son bölüm okunduğunda büyük bi şok yaşatıyor bence. üçüncü bölümde freud’un incelemesi dorothy adlı bir kadın tarafından inceleniyor. vakayı ele alırken hatalar yaptığı ve belirli bir yönden baktığı konusunda freud’u eleştiriyor. eleştiri yapılırken aynı zamanda freud’un kendi içsel dünyasına ait bir şeyler de öğreniyorsunuz.çünkü arkadaşına yazdığı mektuplardan parçalar var. kitabın bahsettiğim son kısmı hem freud’un vakayı ele alışı açısından hem de eleştirel anlamda bakılabilmesi açısından çok iyiydi bence okurken düşündürdü hep. kesinlikle okunması gereken bir kitap, iyi okumalar.