·124 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Ocak 2020 18:11 Her aya bir Nobelli yazar hedefinde bu ay ki yazar Samuel Beckett'tı ve elbette hangi eserini okusam ikileminde kalmadan kendinden en fazla söz ettiren eserini okuyacaktım. Beckett, İngiliz Edebiyatının en gözde yazarlarından birisi ve 1969 yılı Nobel Ödülü kazananı. Beckett'ı Beckett yapan şeylerden ilki ilk Postmodern yazarlardan birisi olarak degerlendirilmesi ve Nietzsche ve Kierkegaard tarafından ortaya atılan Egzistansiyalizm(Varoluşçuluk) felsefesinin çerçevesinde eserler vermesi. Absurdismi bu kadar başarılı kullanması. Varoluşçuluk felsefesinin benimsediği görüşlerin birisi şu yönde; "Bilimler ve metafizik doğal dünyanın anlaşılmasını sağlayabilse bile, somut bir açıklamadan çok bir tanımlama getirmekle kalır ve anlamla ya da değerle ilgili bir iç görüş sağlamaz. Varoluşçuluğa göre, insanlar olarak biz bu gerçeği kabullenmeliyiz ve dünyayı anlama yeteneği kazanmanın imkansız olduğunu kavramalıyız. Dünya, bizim ona verdiğimiz anlam dışında başka bir anlam taşımaz."
Evet tam da dediği gibi, Dünya, bizim ona verdiğimiz anlamla şekillenir. Godot'yu Beklerken de bu felsefe ile şekilleniyor. Okurun ona verdiği anlam ile. Peki ya kim bu Godot? Eser ortaya çıktığından beri kitapla ilgili sorulan en büyük soru bu ve o kadar farklı cevapları var ki. Kitabı okumadan önce etimolojik olarak baktığım zaman Godot'nun Tanrı olduğunu düşündüm. Çünkü İngilizce'de "God" bu anlama gelir. Dolayısıyla bir kelime oyunu olduğunu ve karakterlerin bir tümsekte bir ağaç yanında beklediği şeyi ilahi bir varlık ya da ilahi bir işaret olarak değerlendirdim.
Peki ya okuduktan sonra? Sanırım Godot, o an neyi diliyorsanız o. Belki bir yoldaş, bir umut, bir sevinç, bir anlam..daha da artırılır.Okura ve onun arzularına göre şekillenir.Aynı zamanda diğer karakterlere baktığımız zaman da o kadar trajik bir hayata şahit oluyoruz ki hani Kafka diyor ya, "Uyudum uyandım,kepaze bir yaşam." Estragon ve Vladimir'in hayatları da aynı böyle.Bu iki perdelik oyunu vakit geçireyim düşüncesi ile okurum derseniz bence okumayın, fakat felsefi açıdan yoğunluğuna bakmak ve bu açıdan bir şey okumak isterseniz,durmayın.Mutlaka edinin.İyi okumalar