Okuduğum ilk Orhan Pamuk romanı olan Kırmızı Saçlı Kadın, bana bu zamana kadar okumamış olmamın pişmanlığını derinden hissettirdi.Romanın ana temasını oluşturan Kral Oidipus ve Rüstem ve Sührab efsanelerinin işleniş şekli, anlatımı,konuya ve karakterlere olan etkisi okuyucuda büyük bir merak uyandırıyor. Olayların sizin beklediğiniz şekilde ilerlememesi ve her olayın aslında birbiriyle bağlantılı olması kitabın sürükleyiciliğini arttırıp kitabı elinizden bırakamamanıza neden oluyor. Bu etki nedeniyle kitabı 1 günde okuyup bitirdim. Kitapta yer alan efsanelere karşı oluşan merakımdan, kitabı bitirince ilk işim bunları araştırmak oldu. En sonunda Sophokles’in Kral Oidipus kitabını alıp okumaya karar verdim.
Daha önce Orhan Pamuk okumamış olanlar veya yazara karşı önyargılı olanlar için bu kitap çok güzel bir başlangıç olabilir. Herkesin okumasını tavsiye ediyorum.