Emaneti teslim etmek bu kadar mı zor olurmuş? Hayretler içinde kaldık. Gırtlağındaki hırıltı ta ikindi vaktine kadar sürdü. Öyle de şiddetliydi ki, lojmanın dışından bile duyuluyordu. Emir, dahası var mı? Bize biçilen nefes sayısını ille de tamamlayacağız. Bir nefes önce, bir nefes sonra olmaz. Ne fazla, ne eksik..."
İkindi vakti hırıltı kesildi. Gözleri hafifçe açıldı. Başını sağa çevirir gibi yaptı. Dudaklarının kıpırdadığını da gördük. Ve derince bir son nefes... Anladık ki, vakit tamamdır. Emanet teslim edilmiştir. Hocamız artık aramızda değil, bizim bilmediğimiz bir alemdedir. Eşiğin geçilmesiyle yolculuk son bulmuştur. Artık bize düşen rahmet dilemektir.
Süleyman anlatmaya devam etti.
⁃ Günahlarının sorumlulugunu içinde yaşadığı topluma yükleyip kenara çekilen insanlardan değilim. Ne var ki, sen de takdir edersin, bazı toplumlar günah işlemeye daha az müsaittir. Bu açıdan Türkiye ile burasını kıyaslamak istemiyorum. Ülkemizde gayri meşru kadın erkek ilişkileri henüz "arkadaşlık" sayılmıyor. Toplumun fertler üzerindeki denetimi zayıflamış bile olsa daha kolay. Bir sokak kadını kadar ümidim, cesaretim yoksa yerin dibine gireyim daha iyi..
Tanıdığım kadar güçlü, iradeli, fedakâr değilmişim. Kale gibiyim sanırdım, pamuk yığınından farksızmışım. İrademi çelikten olduğuna inanırdım, yanılmışım. Geçenlerde bir gece ateşle oynadım Süleyman. Az kaldı yanıyordum. Zina çukuruna düşmekten kıl payı kurtuldum. Dünyada bir ev uğruna ahiretimi kaybetmek istemiyorum.