keserek geçmeyen
kökünden koparılmayı bekleyen bir sey gibi buradayım
bir şey
yanındaki taşa alışamamış bir taş
yerini yadırgayan bir çivi
bir duvarın içinde
duvarın bir yeri olarak bekliyorum seni
sorduğum herkes seni uzaktan tanıyor
gittiğim her yerden az önce çıkmışsın
kime baksam
kim bana baksa
içimde incinmiş bir atın o son cümlesi
ölmek değil
asılmak istiyordum
dünyaya tayımı saldığım günden beri
beni delinme
beni parçalanma isteği
beni taylarını saldığı gün cam yiyen bir at
beni kardeşlerini çiğneyen genlerim
beni tam ortasında kaldığım dünya
beni Allah
günde beş defa
olmamışım diye geri çağırıyor
sen beni çağırma
artık yüzünde bazı konular yok
bir şeyi beğenirkenki kıvrımlar
bir şeyi beğenmezkenki kıyılar
seni hiç
seni çok fotoğrafta gördüm
üç ay çok güzel üzgün
üç ay herkesle herkes
zaten bazı konular uçuyor
bazı konular da fotoğraf çektire çektire geçiyor