Makbul ve güvenilir olan zorunlu aklî bilgileri tam bir güven içinde ve kesin kanaat getirerek benimsedim. Fakat bu durum, delil getirmek ve söz düzmekle değil aksine Yüce Allah'ın göğsüme bıraktığı nur sayesinde oldu. O nur pek çok marifetin anahtarıdır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Görmüyor musun, uykudayken birçok şeyin varlığını kabul ediyor, birtakım hâlleri hayalen yaşıyor, bunların kalıcı ve sürekli olduğuna inanıyor ve o hâllerin varlığından şüphe etmiyorsun; sonra uyanınca bütün bu hayal ve inançlarının aslı-faslı olmadığını anlıyorsun. Şu hâlde uyanıkken, bulunduğun duruma göre gerçek sayılan duyu ve aklın bütün verilerine nasıl güvenebilirsin? Fakat senin başına, uyanıklığa nispeti, uyanıklığın uykuya nispeti gibi olan bir hâlin gelmesi de mümkündür. Bu durumda uyanıklığın o hâle göre uyku sayılabilir! O hâl gerçekleştiğinde aklınla varsaydığın her şeyin asılsız hayaller olduğunu kesin olarak anlarsın."
Duyulara güvenin nereden geliyor? Bunların en güçlüsü olan görme duyusu, gölgeye baktığında gölgeyi hareketsiz görür ve hareketin olmadığına hükmeder. Ardından deney ve gözlem sonucu bir saat sonra gölgenin hareket ettiğinin, bu hareketin bir defada ani olarak değil de aksine aşamalı olarak yavaş yavaş gerçekleştiğinin hatta hiç durmadığının farkına varır. Yine yıldıza bakarak onu madenî bir para kadar küçük görür. Sonra geometrik deliller onun hacim olarak yerküreden daha büyük olduğunu gösterir. Bu ve benzeri duyulur nesneler hakkında duyu hâkimi kendi hükümleriyle yargıda bulunur, fakat akıl hâkimi onu kendisini savunamayacak biçimde yalanlayarak güvenilir olmamakla suçlar.
Nitekim on sayısının üçten büyük olduğunu bildiğim hâlde biri çıkıp bana "Hayır aksine üç ondan büyüktür" dese ve bunu kanıtlamak için "Ben asayı yılana çevirebilirim" iddiasında bulunsa ve asayı yılana çevirse, ben de bunu gözümle görsem, yine de bu sebepten bilgimden şüphe etmem. Sadece yaptığı işten dolayı buna nasıl güç yetirebildiğine şaşırırım. Yoksa bildiğim şeylerde asla şüpheye düşmem.