Maksat hakikati tam bir ciddiyetle aramanın, aranmaması gerekeni aramaya kadar vardığını bilmendir. Hâlbuki öncel bilgileri araman gerekmez; onlar zaten zihinde hazırdır. Hazır olan arandıkça kaybolur, gizliliğe bürünür.
En büyüğe sığınınca her şey zerre oluyor..
_____________________________________
Hayatın yükleri, zorluklar ve belirsizlikler altında ezildiğinizi hissettiğinizde, "en büyüğe sığınmanın" (teslimiyetin ve sonsuz olana güvenmenin) verdiği o derin rahatlığı ne güzel özetlemişsiniz. İnsan kendi acziyetini ve kâinatın gerçek sahibini hatırladığında; gözünde büyüttüğü tüm dünyevi kaygılar, stresler ve aşılmaz sandığı engeller bir anda ufalır, tıpkı bir zerreye dönüşür.
Peygamberimiz “İnsanlar uykudadır, öldüklerinde uyanırlar” buyurmuştur. Dünya hayatı âhirete nispetle uyku sayılabilir. İnsan öldüğünde her şey ona şimdi gördüğünden farklı görünebilir ve o zaman ona “Şimdi senden perdeni kaldırdık. Artık bugün gözün keskindir” denir.
Makbul ve güvenilir olan zorunlu aklî bilgileri tam bir güven içinde ve kesin kanaat getirerek benimsedim. Fakat bu durum, delil getirmek ve söz düzmekle değil aksine Yüce Allah'ın göğsüme bıraktığı nur sayesinde oldu. O nur pek çok marifetin anahtarıdır.