İnsan, geleceği düşünmeye başladığı andan itibaren, yaşamakta olduğu cenneti terk edip anksiyete dünyasına adım atar; üzerine kaygının gri tonu çöker, hırs dürtüsü oluşur, mülkiyet başlar ve "düşünceden yoksun" yabanın keyifli hayatiyeti kaybolur.
Televizyon dünyayı daha yakından tanımamızı sağlayarak ufkumuzu mu genişletiyor yoksa kaçmaya çalıştığımız dünya ile aramıza mesafe koymamızı sağlayan bir araç mı?