Lockhart günlüğüne Troçki’ye ilişkin kişisel izlenimlerini kaydediyordu: “ Bana öyle geliyor ki bu adam Rusya için seve seve savaşarak ölür, yeter ki bunu yaparken onu görecek kadar çok sayıda seyirci olsun.”
Kalp yaşadıkça bölücü çizgi hep yer değiştirir, kâh kabaran kötü duyguların, kâh genişleyerek parlayan iyiliğin etkisinde kalır. Aynı kimse değişik çağlarda, değişmiş pozisyonlarda büsbütün başkalaşmış niteliklerle karşımıza çıkar. Kimi zaman şeytana yaklaşır, kimi zaman azizliğe. Oysa, adı değişmez ve biz gördüğümüzü o ad'a yükleriz. Sokrat'tan bir öğüt bize miras kaldı: KENDİNİ BİL!
Ya şurada gördüğümüz genç kadın kim ola? Tolstoy'ın kızı. Aleksandra. Soruyor Krilenko: Bu toplantılarda n'aptın? Cevap alıyor: ·Semaver yaktım. - Üç yıl temerküz kampı!