Örneğin, "Yanlış yaptım" düşüncesi oluştuğunda, prefrontal korteks olasılıkları tartışmaya açmadan önce, limbik sistem "Tehdit var" kodunu gönderir. Bu sinyal, hipotalamusu uyarır, bedende adrenalin artar kaslar gerilir, kalp ve solunum hızlanır. Zihin bu fizyolojik değişimi hisseder ve şöyle der: "Evet, kalbim de hızlı atıyor, demek ki gerçekten yanlış yaptım." Böylece bedensel tepki düşünceye kanıt olarak sunulur.
"Beyin, neye sık sık maruz kalırsa ona dönüşür."
Olumsuz düşünceye maruz kalmak, beynin tehdit sistemini kalıcı olarak açık bırakır; bu durum kortizol fazlalığına, bağışıklık zayıflığına ve depresif döngülere neden olur.
Pozitif düşünceye maruz kalmak ise prefrontal korteks-amigdala dengesini güçlendirir, dopamin döngülerini dengeler ve öğrenme kapasitesini artırır.
Beyin, her düşünceye nörokimyasal bir karşılık verir; bu nedenle düşünce biçimimiz yalnızca ruh halimizi değil, bağışıklık sistemimizi, kalp ritmimizi, hatta hücre yenilenmemizi bile etkiler