“Sanıyorum tüm kadınlar böyle. Aynı benim gibi. Akılları fikirleri yaşamlarındaki erkekte. O özlerse özleniyorlar. O beğenirse güzeller. O seviyorsa seviliyorlar. O üzerse üzülüyorlar. O okşarsa okşanıyorlar.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Aydın imkanı yok herhangi bir kadına, yani genel kadına gitmez. Titizdir, hastalıktan korkar. Genel kadın... Ne garip. Ben de bir gün canım çok çekerse bir genel erkeğe gider miyim acaba? Yok gitmem, canım istemez. Hem benim gitmeme gerek yok ki, bir kadın istemeyegörsün tüm erkekler genel.”
“Ne kimseyle tartış ne de kimseyi eleştir. Kim ne derse "haklısın" de, kurtul. İnsanlar sana kanaatini sorduklarında görüşünü bilmek istemiyorlar. Kendi kanaatlerini kabul etmeni istiyorlar.”
“İyi yemek, kötü yemek de ne demek Madam Viskanyan? Önemli olan güler yüz ve iyi niyettir, gerisi boş. Bizim hanım peynir ekmeği bile öyle güzel hazırlayıp sunar ki çelo kebap yediğimizi sanırız.”
“Bu çevrede öyle tipiler çıkardı ki, işe götürmek şöyle dursun, hükümlüleri barakalardan yemekhaneye bırakmaya bile korkarlardı. Yemekhaneye ip çekilmezse insan nereye gideceğini bilemezdi. Aslında hükümlülerin donmasından korktukları için mi bırakmazlardı onları? Hayır! Köpekler yesindi leşlerini! Kamptan kaçmak istemeleriydi bütün korkuları. O ufak kar tanecikleri sanki birisi sıkıştırmış gibi duvar gibi örerdi dikenli telleri. İşte bu duvarı aşıp kaçabilirlerdi hükümlüler. Fakat kaçsalar nereye gideceklerdi ki?”