İnsanların kafası her zaman içinde yaşadıkları dünyayla tam bir uyum halinde değildir, olayların gerçekliğine uyum sağlamakta güçlük çeken insanlar vardır, aslında bunlar kendi ödlekliklerini gerekçelendirmek için kimi zaman ustalıkla laf cambazlığı yapan gerizekâlılardan ve kafası karışıklardan geri kalmazlar.
Onun hissettiği şey, belki de yoldan geçen bütün bu kişiler arasında bunu hissedebilecek tek kişi oydu, havada salınan bir tür tehditti, yani gökyüzünü örten bulut kütlesi şimşeğin çakmasını gerginlikle beklediğinde, karanlıkta bir kapı gıcırdayarak açılıp buz gibi soğuk bir hava akımı yanağımıza sürtündüğünde, korkunç bir önsezi hissi bize umutsuzluğun kapılarını açtığında, şeytani bir kahkaha ruhumuzun nazik pençesini yırttığında, hassas ruhların sezdiği şeydi.
Ömrümüzün bütün günlerini birbirimize veda ederek, yarın görüşürüz deyip bize de bunun dendiğini işiterek geçiriyor olmamız ve mukadderat gereği, o günlerden birinin bu kişilerden biri için son gün olması, ya yarın görüşürüz dediğimiz kimsenin ya da bunu diyen kendimizin artık hayatta olmaması ilginç.