Furkan Karakaş

Furkan Karakaş
@grandzero
1 okur puanı
Mayıs 2025 tarihinde katıldı
Sen hiç korktun mu albayım? En başta kendimden korktum, içimde ele geçirmeye çalışıyor. Ayşegül var albayım beni bırakmıyor, o olmasa belki kömür kokan bir mahallede sarı sokak lambaların aydınlattığı dar bir sokakta kesin karlı bir kış gecesi cesedimi bulmuşlardı. Görenler tanımazdı, tanıyanlar ilgilenmezdi. Saatlerce orada öyle kalırdım. Ben gidiyorum albayım, sonu belli olmayan bir karanlığa gidiyorum. Sonra duruyorum bekliyorum, korkuyu bekliyorum albayım korkuyu
Duygu ve Düşünce
Reklam
Bazen kendime soruyorum bu karmaşık paradoksun içinde anlaşılmamam benim sorunum değil miydi? Peki anlaşıldığım durum da ne olucaktı, yine de anlaşılmayacak mıydım?
Duygu ve Düşünce
Belki de eskiye dönmek, yalnızca yürekte olur. Kuş geçmişini ararken, aslında kendini bulur. Ve anlar ki, her çırpınış, eskiye dönmenin değil, yeniden doğmanın bir şeklidir.
Duygu ve Düşünce
Hikayesini canlı tutabildiğimiz o en ufak duygu tanesi bile yazdırır önemli olan bizim ona baktığımızda görünüşü, içimize çektiğimiz de kokusu, üzerindeki o hafif dikensi ve bir o kadarda narin hissiyatı onu bağdaştırdığın şeyle değerli kılar bence Mesela bence bir insan özellikle anlatıcak olursam benim hayatımdaki biri bir tane çiçek olmaz benim için onun her davranışı her hareketi bambaşka bir notayı çağrıştıracak bende Gözlerine baktığım da bambaşka bir kokunun esintisi gülümsemesini gördüğüm de bambaşka bir çiçek yumuşaklığı...
Duygu ve Düşünce
İnsan sesli şekilde anlatamadığı şeyleri içine doğru bir yamaçtan aşağı bırakır gibi içindeki bir çukara bırakır, söylenmek istenen şeyler kifayetini yitirdiğinde bile bazen insan çabalayabilir ama eminim ki her insan pişman olabilir. Psikolojik olarak herkes kendini kandırır Düşlerde ve gerçek yaşantımızda olmak istediğimiz şeyleri o kadar zıtlaştırıyoruz ki eminim bunun yapılanması kişilerin kendisi tarafından olmakta. İlerisini bilmene rağmen engellerin bir işe yaramıyorsa sonunu hayal edemeyeceğin kadar sert yaşarsın Umut yüreğinde doğsa da sözlerinde ölebilir, satırların kadavra gibiyse de özlerine dönebilir. İnsan hayattaki bazı şeyleri içindeki durumla eşleyebiliyor ve bundan ötürü tüm hislerin açıklamasını kişiselleştirebiliyor. Sükuneti ararken bile sana haykırarak sövdürebilirler.
Duygu ve Düşünce