Koşmak sadece bedensel bir olay değil, aynı zamanda ruhsal bir doyumdu sanki onun için. Gideceğimiz bir yer, varılacak bir bitiş çizgisi olsun olmasın. Hep koşmak isterdi o... Koşuşunu sevdiğim adam... O kendinden kaçmak için koşardı hep, ben ise nefesim kesilene kadar ona koşardım...
Dedi ya, duracağın yerden emin olmadan durma, diye. Koşalım, elbet duracak yer bulunur. Evet, ben buldum Dağınık saç. Birkaç nefeslik, birkaç dakikalık ya da birkaç günlük...
Benim duracağım yer, onun durağıydı
"şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim," dedi: "gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda."
Seni görmek istiyordum kısacası. İnsan görmekle bile bazı şeylerin ağırlığına dayanabilir, avunabilir, hayal kurmaya devam edebilir. Sen anlamazsın tabii. Anlamak için insanın bazı eksik yönleri olmalı.