Daha ilk sayfadan kitabın “Beni bir adam yazdı!!” diye bağırması şaka mı? Gerçekten çoğu zaman kadın intiharlarının bir erkek tarafından yazıldığı çok belli oluyor… Aynısı Matt Haig ‘in Gece Yarısı Kütüphanesi ‘inde de çok belliydi, biraz sinir bozucu.
Veronika Ölmek İstiyor
Zaten kendisi em sevdiğim fantastik seri olur, bu re-read dördüncü kitabı beklemekten yorulduğum içindi biraz da.
Dünya inşaası, kurgu, karakterler… yani her şey o kadar eksiksiz ki. Ayrıca hem İngilizcesini hem de Türkçesini okumuş biri olarak eklemek isterim: çeviri gerçekten çok iyi. Karakterler kendinden hiçbir şey kaybetmemiş, kitabın komikliği, sürükleyiciliği asla değişmemiş.
Bu kitap bir Robin Hood hikayesi değil zenginlerden çalan ama bunu dağıtmayan hatta sırf çalmış olmak için çalan Centilmen Piçler’in hikayesi.
İlk okuduğum zaman kitabın hızına alışmak biraz zor gelmişti, hatta kurgu hızlanmadan önce biraz sıkılmıştım bile denebilir. Kalın ve küçük puntolu bir kitap oluşu başta korkutuyor insanı, ama sonra hem kitap hızlanıyor hem de siz alışıyorsunuz ve elinizden bırakamıyorsunuz. Locke’un ve diğer Centilmen Piçler’in komik diyalogları, gelişmiş oyunları sizi kitaba çekiyor ve okumaya hapsediyor.
Çok bir eleştirim yok, sadece uzun uzun ne kadar okumanız gerektiğini sayabilirim ama ona da pek gerek yok. Yani okumadıysanız, ve odağı sadece “Romantizm” olmayan fantastik kurguları özlediyseniz bu kitap/seri tam size göre.
not: tek sorun yazarın dördüncü kitabı çıkarmasını beklemekten gına gelebilir… Locke Lamora'nın YalanlarıScott Lynch