Tüm Sistemler Çöktü) karışımı gibiydi, galiba bu yüzden çok sevdim. Üç Cisim’in bilim kısmı ile KatilBot’un komiklik kısmının dengeli bir şekilde karışmış hali.
(Film hakkında düşündükçe kitaba göre eksikliklerini fark edip duruyorum.)
“Amaze amaze amaze.”
Çoğunluğun İradesi öyle bir bitmişti ki kitabı online bulabildiğim gibi okumaya başladım.
Bir önceki kitaba göre kurgu daha karışık, bazı yerlerde geri dönmek zorunda bile kaldım ama bunun asla yazarın ya da kurgunun eksikliğinden değildi, zaman/yer değişimleri doğal olarak kafa karıştırıcı sadece. İlk kitapta temelleri kurulan evren daha da genişliyor ama kompleks yapısından ya da kalitesinden hiç bir şey kaybetmemiş, hatta gittikçe daha derinleşmiş.
Spoiler vermek istemiyorum ama sürekli şaşırmaya, üzülmeye ve kitabı bitene kadar bırakamaya hazır olun.
Bu kadar erken okumanın tek kötü yanı bu kitap da öyle bir bitti ki üçüncü kitabı hemen okumak istiyorum ve maalesef beklemem gerekecek, iyi yanı da bu senin en sevdiğim serisini bulmuş olmam.
Çoğu bilinen psikoloji deneyleri olsa da bazıları cidden daha önce denk gelmediğim deneylerdi. Keşke popüler psikoloji deneyleri yerine başka bölümlerden seçilseydi.
Tess Gerritsen ‘in yazdığı polisiye tarzından uzak, genelde kanıtlarla sonuca ulaşılan tarzına göre burada sadece tahminle ilerliyor. Özellikle geçmişten bölümler yüzünden çok tahmin edilebilir geldi bu kitap.
Aslında konsept olarak çok güzel bir kitap, 1993’te yazılmış bir distopya ve 2024’ten başlıyor.
Dünyanın nasıl mahvolduğunu, küresel ısınmanın, fakirliğin, adaletsizliğin, sınıf ayrımının etkisine odaklanıyor. Bu senelerde geçtiğini düşününce içinize daha çok işliyor, özellikle şu zamandaki haberleri de düşününce.
Biraz puan kırmamın sebebi çok yavaş ve bazı yerlerde tekrarlayıcı gelmesi.