ender uz

ender uz
@grey
öğretmen
LİSANS
ÜSKÜDAR
edremit
14 okur puanı
Nisan 2015 tarihinde katıldı
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
Üç Adımlık Çağrışım Kılavuzu Bir tanıdığın kitabını okuma ve değerlendirme sürecine girdiğimde yakalamaya çalıştığım hız, beni yanlış yönetiyormuş, bugün anladım. Erol Kaf’ın “Kısa Kelam”ını hızlıca okumaya başlamamın üzerinden aylar geçti. Metinlerden yarısından fazlasını okumuşum, kalanını bitirmek için kitabı elime alıp devam etmeye çalıştığımda büyük bir gerçek ile yüzleştim: Hızlı okuma, bu metinlere büyük bir haksızlıktır. Neden? Metinlerin sahibi, (çoğu çalıntı) yaldızlı cümlelerle ortalığı toza dumana katan basit bir sosyal ağ figürü değil; bir şair. Eğer Cebrail sanal çağda göreve çağrılsaydı mesajlarını kısa ve etkili cümlelerle iletirdi elçisine. Kaf’ın metinleri şairlerin ilâhi güçlere sahip elçilerle akrabalığını hatırlatıyor bana. Önceki kitaplarıyla ilgili değerlendirmemde (“Erol Kaf” başlıklı yazı) galiba değinmiştim; evet, değinmişim. Alıntılıyorum: “Kaforizma”ları okumaya başladığımda, “Erol şiirlerine sadece final yazmış. Baş tarafını, merdiveni inşa etmeye uğraşmamış. Okuyucusunu direk anlam kuyusunun içine atıyor. Okuyucu oradan kendi merdivenini inşa ederek çıkmaya çalışacak. Başarısız olursa da şiir rüyasından uyanmaya çalışacak.” demiştim. İlerleyen sayfalarda da fikrim çok değişmedi. Erol, uzun şiirlerin ulaşmak istedikleri derin sonuç dizelerini “giriş-gelişme”den soyutlayarak karşımıza çıkarıyor. Bu, okuyucuya fazladan bir görevlendirme yapıyor: “giriş-gelişme”yi okuyucu yazmak zorunda. Böyle bir tespitten sonra kitabın kalan yarısını okuma ve kitap üzerine bir değerlendirme yapma düşüncemi değiştirdim, kitabın en başına döndüm. İlk üç metni okudum, durdum. “Üç Adımlık Çağrışım Kılavuzu” yazabileceğime inandım. Bu tutum sayesinde kitapla bu yazı sonrasında tanışma ihtimali olanlara da saygılı davranacağıma inandım. Kaf’ın “Kısa
Kısa KelamErol Kaf · Barbar Kitap · 201817 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2020 36. kitabı
Aykırı Edebiyat, ilk kez Erol Kızıl ve Ali Genç tarafından çıkarılan edebiyat dergisi. 1997 yılında 18. sayıdan itibaren 1994 girişli öğrenciler olan Ahmet Koçak, Bilal İbileme ve Erdal Can tarafından devam ettirilen "aykırı" A3 fotokopi kağıdı dörde katlanmış şekilde 8 sayfa çıkmaya devam etti. Bu dönem dergide popülerlik kaygısı ağır basar. Oysa ilk çıkışı ve birinci dönem serüveninde fanzin yeraltı edebiyatının bir temsilcisi olma amacındaydı. "Aykırı" dergisini çıkaranlar daha sonraları , Poem, Barbar, Dışardakiler, Taşra, La Poette Travielle, Kara Kafile gibi fanzin ve dergilerde kendilerini gösterdiler. Derginin dağıtımı gönüllüler tarafından yapılıyordu. Kimlik bölümünde derginin sahibi: okuyucuları, yazılıydı. Daha çok sahafların bulunduğu mekanlarda herkesin görebileceği yerlere bırakılıyordu. Aykırı 29. sayısıyla Eylül 2006'da Emrah Ayhan ve Ahmet Koçak'ın editörlüğünde yeniden canlandırıldı. Derginin eski isimleri bir araya geldiler: Erol K., M. Ahmet Özyapıcı, Tarkan Başer, Emrah Ayhan ve Ahmet Koçak. Dergi artık elle yazılmamakta ve İnternette de yayınlanmaktadır. Yeni sloganları: "Sayfalar dolunca çıkar, kafa konforunu bozar." Yurt çapında yine gönüllüler tarafından çeşitli merkezlere bırakılan dergi, artık A4 kağıdının dikey olarak ikiye katlanmasıyla oluşan 12 sayfa olarak çıkmaktadır. Aykırı, Ve Edebiyat Yayınları tarafından "Aykırı Üçlemesi" adıyla 3 cilt halinde okuyucuya sunulacak. Belgesel niteliğindeki kitaplardan ilki olan, "Aykırı" dergisinin ilk 28 sayısı Ve Edebiyat Yayınları tarafından Kasım-2007'de "Aykırı 1-28"adıyla kitaplaştırıldı. İkincisinde Müsvedde Gibi, Poem, Dışardakiler, Kuyu, Taşra, Kara Kafile, Yazık E-dergi edebiyat dergileri; üçüncü ciltte ise "Aykırı"nın 29. sayıdan sonrası kitaplaştırılacak. Proje Editörü M. Ahmet
Aykırı EdebiyatKolektif · Ve Edebiyat Yayınları · 20073 okunma
Ahmet özyapıcı'nın kaleminden Kaforizma incelemesi
10/10
·91 syf.··
Beğendi
·
2015 2. kitabı
KAFORİZMA - EROL KAF Erol’la tanışıklığımız yirmi iki yıl öncesinde, üniversiteye başlama yılımızda başladı. Bizim bölüme gelenlerinin amaçları ve gelme nedenleri birbirinden farklıydı doğrusu. Benim gibi iyi bir meslek sahibi olmanın peşinde olanlar vardı, çoğunluktaydık sanırım; edebiyatı ve kitapları çok sevdikleri için gelenler vardı, bu bizim ortak paydamız gibiydi, okumayı sevmeyene pek rastlamadım; edebiyat öğretmenini çok seven ve beğenenler vardı, oranı hakkında fikrim yok; şiir veya yazı yazmaya lise çağlarında başlayanlar vardı, işte bu arkadaşlarımızın aslında bizim bölümde hiç işi yoktu… Erol, şair olarak gelenlerdendi edebiyat öğretmenliği okumaya. Derslerde de başarılıydı. Dil derslerinde kıvrak zekâsıyla ön plana çıkıyordu. İlk yıllarda farklı dergilerde Erok K. veya Faik Ertuğrul imzalarıyla şiir ve yazılarını okuduk, beğendik. Ali Genç ile “Aykırı Edebiyat”ı çıkarmaya başladıklarında da arkalarına takıldık. Erol ve Tarkan “Aykırı Edebiyat”ın önemli şairleri oldu. Kimi zaman “Aykırı Edebiyat”ın ilk sayfa yazılarını da yazıyordu Erol. “Şiir- Şair – Şuur” başlığı altında yayınlanan şiirleri yazılarından daha fazla yer etmiş bende. Erol’un şiirlerinin finalleri çok güzeldir, diye kalmış aklımda. Sanki önce çok güzel final bölümünü yazıp oraya okuyucuyu rahatça ulaştırabilmek için merdiven niyetine inşa ederdi diğer bölümleri. Anlam derindedir zira, merdiven sadece tırmanmak için değil derinliklere inmek için de kullanılır. Ve Edebiyat Yayınları yaşasa ve sağlam bir maddi yapısı olsaydı Erol’un kitapları büyük bir ihtimalle o çatı altında yayınlanırdı. Tıpkı Tarkan Başer, Ahmet Koçak ve Emrah Ayhan’ın kitapları gibi. Belki Erol’un kitaplarının yayımlanması da bu kadar gecikmezdi. Her şeyde bir hayır vardır, deyip geçelim. Şairler “zaman”ı koşturma
Aforizma
KaforizmaErol Kaf · Barbar Kitap · 201542 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
Erol Kaf Bey’in ikinci göz ağrısı ‘Kara Kafile’ Şubat 2016’da Barbar Kitap Yayınları’ndan çıktı. Neden ikinci ağrısı dedim önce onu açıklayayım. İkinci şiir kitabı olduğu için ikinci dedim. Göz ağrısı ise hep nedense ilkler için uygun bulunur dimağlarda. Ama ağrının ilki ya da sonu olur mu bilemedim. İlk olmasının bir önemi, bir heyecanı vardır elbet ama, ağrı denilen şey içerilerden bir yerlerden kopup gelir. Şöyle huzursuzluğun yahut hüznün içinden. Çatlar bazen de tıpkı toprağa düşen her tohum gibi. Bazen de bulutların birbirine çarpması gibi gürler, şimşekler çakar. Bu ‘gibi’ler çoğaldıkça çoğalır. İyisi mi biz ‘Kara Kafile’yi anlatalım. Kitap Faik Ertuğrul Kızıl’a ithaf edilmiş ve Ahmet Demir’in çizimleriyle de zenginleştirilmiş. Kaf’ın özgeçmişinde ise şu cümleler yazıyor: “Erol Kızıl. 1974’te Zonguldak’ta doğdu. İstanbul’da yaşıyor. Evli, çocuklu, ölümlü.” Bir varmış bir yokmuş hesabı… Bu sefer Roma rakamları yok. Şiirlerin farklı tarzda ve kendine özgü isimleri var. Yine yeni yeniden nereden bakarsanız bakın ünlemler sarıyor zihninizi. Pek çok sayfayı kendime has üslubumla ünlem işaretleriyle doldurdum bu sefer. Kitapta adım atılacak yer kalmadı desem abartmış olmam sanırım. Bir Kara Kafile şiirleri, bir benim çizgilerim ve dahi notlarım. Resim yapamam ama çizgilerle, farklı tarzdaki karalamalarımla kendi zihin dünyamı yansıttım ben de kitaba. Aslında karşılıklı konuşmuş olduk ‘Kara Kafile’yle. O şiir söyledi ben bir şeyler çizdim. Karşılıklı sohbet ettik. Kara Kafile toplam 96 sayfa ve iki bölümden oluşmakta. İlk bölümün adı ‘Kırk Artığı’, ikincisinin adı ise ‘Kırk Artı.’ İsimler birbirini tamamlar nitelikte. Şiir yoluyla hayatı ve dahi akılda kalan bir yaz türküsünü çağrıştırmakta. Elle tutulanları ve gözle görülenleri fazla hesaba katmadım. Onun için ince
Kara KafileErol Kaf · Barbar Kitap · 201612 okunma