• 105 syf.
    ·5 günde·8/10
    Bu kitap dokuz köyden kovulan bir yazar tarafından yazılmış. Papaz, gazeteci, hatip, yazar Grigory Petrov...

    Grigory Petrov 6 Şubat 1866 Rusya'nın Kingisepp kasabasında doğmuş. 20. yüzyılın başlarına geldiğimizde ise Rusya'nın en tanınmış papazı ve halk ozanı haline gelmiş. Grigory Petrov kilise ile uyuşmayan düşünceleri sebebiyle önce mesleğinden sonra da aforoz edilip dininden kovulmuş.En sonunda da ülkesi Rusya'dan kovulmuş ve hayatının son dönemlerini Yuguslavya, Bulgaristan gibi çeşitli ülkelerde geçirmiş.Rus edebiyatına önemli eserler kazandıran Grigory Petrov bir devrim kaçkını olarak sürgün edilip kitapları Rusya'da yasaklanmış.

    Beyaz Zambaklar Ülkesinde isimli kitabını ise Finlandiya seyahati sırasında buranın eğitim sistemi ile toplumu nasıl refaha ulaştırdıklarına şahit olmuş ve Finlandiya halkının ve ve yöneticilerinin bu başarısını kaleme almaya karar vermiş.

    Grigory Petrov zaman zaman ülkesi Rusya ile de karşılaştırarak bu iki kuzeyli ülkenin halkları arasındaki farkları ve Finlandiya'nın bu başarıya toplumun hangi kesimlerinde ve neler yapılarak ulaşıldığını anlatmış.

    Bu kitabın bizim için ayrı bir önemi daha var!

    O da Mustafa Kemal Atatürk'ün bu kitabı orduda okutulması yönünde tavsiye etmesidir. Gerçekten de kitapta anlatılanlar Atatürk'ün büyük ölçüde gerçekleştirdiği devrimlerle büyük benzerlikler taşıyor.
  • 240 syf.
    ·19 günde·Beğendi·10/10
    Grigoriy Petrov Finlandiya'nın hikayesini anlatmış kitabında. Dirilişine ve kendini baştan yapılandırmasına hayran kaldığı bu ülkenin kendi ülkesine de örnek olmasını istemiş. Sadece kendi ülkesindeki insanları değil birçok ülkedeki insanları etkilemiş kitap. Atatürk bu kitabı okuyunca Türkçeye çevrilip okulların müfredatına -özellikle askeri okulların- konulmasını istemiş. Kitap Türkçeye çevrilince çok ilgi görmüş ve en çok okunan kitaplardan olmuş.

    Finlandiya, bataklıklar ülkesi, kendi halkının deyimiyle Suomi... Uzun yıllar İsveç egemenliğinde yaşamış bu küçük ülke. İsveç-Rusya savaşından sonra İsveç'ten ayrılmış. Sonrasında kendini, kendi halkının yardımıyla dünyanın en refah ülkelerinden biri haline getirmiş. Petrov kitabında fakir halkın kendi yaşamının nasıl mimarı olacağını, gerçek milliyetçinin nasıl olması gerektiğini vurgulamış. İnsanların Irk ayrımı yapmadan, sadece Finlandiya vatandaşı olarak, yaşadıkları ülkenin geri kalmışlıktan kurtulması için el ele vermesini anlatmış. Bir başka deyimle Finlandiya topraklarında yaşayan ve bu ülkenin vatandaşı olan herkes Fin olmuş.

    Kitabı bütün ülke olarak okumamız gerekiyor aslında. Yazarın anlattığı eski Finlandiya'ya ne kadar çok benzediğimizi okuyanlar görmüştür. Her alanda belirtilen yozlaşmanın yerine kendimizi koyalım mesela... Peki biz bu yozlaşmadan nasıl kurtulacağız? Atatürk, kitabın kahramanı Snelman gibi ülkesini gerçekten seviyordu. Seviyordu ki bu kitabın bütün herkes tarafından okunmasını istedi. Ülkesinin en ücra köyündeki insanların bile refaha kavuşmasını istedi, Finlandiya gibi. Bütün halkın bilgilenerek kendi yaşamlarının mimarı olmasını istedi. Yaşam mimarı olan her birey ülkesinin de mimarı olacaktı çünkü. Peki biz neden başaramadık? Kitabın bir yerinde yazar şöyle demiş, "Eğer bir gün Finlandiya'ya giderseniz dünyanın en dürüst insanlarıyla karşılaşacaksınız." Ülkece başaramadık belki ama biz kendimizce sevelim vatanımızı, ahlaklı ve dürüst olalım. Belki etrafımızda pek çok yaşam mimarı vardır. Kitabı Atatürk'ün tavsiyesiyle okuyunuz...