İnsan henüz pek ev yapımı, pek zayıf donanımlı bir varlıktı - bulanık bir ceninden, çok daha gerçek bir şeyin tasarımından fazlası sayılmazdı ve bu ceninden, hayallerimize gömülü o uçan, üstün suretin çıkması için kim bilir daha ne kadar çok çalışmak gerekecekti...
Şimdi bize akıl veriyorlar, akıl ise kafadadır, dışında bir şey yoktur. İnsan doğru ve çalışkan olmalı, ben gelecek yaşamı yaşamak istiyorum, bisküvi olsun, reçel, şeker olsun ve her zaman kırlarda ağaçların altında gezilebilsin. Yoksa ben yaşamam, öyle olmazsa canım çekmez. Canım basbayağı mutlu yaşamak istiyor. Eklenecek bir şey yok.
...çünkü insan üretilen şeylerle akıllanır, iktidardakilere gelince, onlar zaten âlemin akıllısı: Akılla işleri bitmiş! Şayet insan dertlere katlanacağına dökme demir gibi çatlayıverseydi, iktidar da şahane olurdu!