Kırklı yaşlarda bir delikanlı idi. Üstü açık bir arabayla gezse o şehirleri, nehirleri pek mutlu olurdu bence.Motosikletle uçurumlu yollardan geçmekten bahsederken tatlı bir heyecan kuvvetli bir ihtiras gördüm onda.
Hep zannederdi babası. Zannettiği şeye inanırdı. Kötü şeylere yani, onun için insandan ya korkarak uzaklaşır yahut insana ceza vermek isterdi. Onu suçlayan kötüleyen fısıltılar işitir gibi idi bazen.
Babasının bitmek tükenmek bilmeyen derin ve kuvvetli bir öfke, keder hali gözünün önünden geçti. Şiddetli bir ağlama vaziyeti, sağa sola atarak kırıp döktüğü eşyalar...