Övgü, çocukların zekalarını nasıl gördükleriyle yakından bağlantılıdır. Çocuklar doğuştan zeki, becerikli veya yetenekli olduğu için sürekli olarak övgü alırlarsa sabit zihniyet denilen şeyi geliştirir.
Buna karşılık, zekalarının çalışma ve eğitimle geliştirilebileceği söylenen çocuklar, gelişim odaklı zihniyete sahip olurlar.
Eğer çocuklarımıza iyi ya da kötü bütün gerçek duygularının farkında olmayı, onları kabul etmeyi ve değerleriyle tutarlı bir şekilde hareket etmeyi öğretirsek, hayatın zorlukları ve inişli çıkışlı yolları onları yıldırmayacaktır. Doğru olduğunu hissettikleri şekilde hareket ettiklerini bileceklerdir. Sınırlarını nasıl fark edeceklerini ve diğerlerinin sınırlarına nasıl saygı duyacaklarını öğreneceklerdir.
Araştırmacılar tüm yaş gruplarındaki çocuklar için, ilkokuldan üniversiteye kadar olan dönemde, iç kontrol odağından duş kontrol odağına doğru büyük bir geçişin olduğunu keşfetmişlerdir...
... Daha da çarpıcı olan şey, eğilimin ilkokul çocukları için ortaokul ve üniversite çocuklarından daha belirgin olmasıdır. Yani çocuklar gittikçe daha da erken dönemde yaşamları üzerinde kontrolsüzlük hissetmeye başlıyorlar. Umutsuzluk duygusunu çok çok erken hissediyorlar. Dış kontrol odağında yıllar içinde görülen bu artış, toplumumuzdaki depresyon ve anksiyete artışı ile doğrusal bir ilişkiye sahiptir.