İnsanın hayatı hiç beklemediği bir anda yerle yeksan olabiliyor. Gözlerinizi bir açıyorsunuz ki aileniz, işiniz, maddi manevi tüm varlığınız gitmiş. Zamanla akıl sağlığınızda onların peşine takılıp uçup gidiyor. Servet tam daha ne olabilir ki derken dahası geliyor başına.
Başlarda sıradan bir gün anlatılıyor gibi derken sayfaları çevirdikçe bir sonraki sayfayı merak etmeden yapamıyorum. Gerçek olan nedir, hayal olan nedir bir merak sarıp sarmalıyor. Yazar da Servet'in hikayesini öylesine yalın, akıcı bir şekilde anlatmış ki bir okuyuşta akıp gidiyor.
Sıkılmadan, yorulmadan ve severek, merakla bir kitap okumayı dilerseniz doğru tercih olacaktır. Birkaç saatte sona gelmiş olacaksınız. Hayal-Gerçek ayrımını yitirmemenizi dilerim :)