Bir başka insanı, kişiliğinin en derindeki çekirdeğinden kavramanın tek yolu sevgidir. Sevmediği sürece hiç kimse bir başka insanın özünün tam olarak farkına varamaz. Sevgi yoluyla insan, sevilen kişideki temel kişilik özelliklerini ve eğilimlerini görebilecek duruma gelir ve dahası, onda gerçekleşmemiş olan ancak gerçekleştirilmesi gereken potansiyelleri görür. Ayrıca sevgi yoluyla kişi, sevdiği insanın bu potansiyelleri gerçekleştirmesini sağlar. Sevdiği insanın ne olabileceğinin ve ne olması gerektiğinin farkına varmasını sağlayarak potansiyellerini gerçekleştirmesini sağlar.
(İnsanın Anlam Arayışı kitabından)
Hayatta kalmak yemeyle, içmeyle, havayla barınmayla ve uykuyla ilgili olabilir ancak yaşamaya devam etmek duygu bağlarıyla, sevgi köprüleriyle mümkündür. Hayatta kalmakla yaşamaya devam etmek aynı şeyler değildir.
"...Aynı şekilde insan soyu da bebekliğinde kendini doğayla bir saymıştır. Toprak, hayvanlar, bitkiler onun dünyasıdır henüz. Kendini hayvanlarla bir tutar. Maske takması, totem hayvanlara ya da hayvan tanrılara tapması bu yüzdendir. Oysa bu ilkel bağlardan koptukça kendini doğadan ayrı görmeye başlar insan. İçinde yalnızlıktan kaçmanın yeni yollarını arama isteği uyanır. Büyür..."
Sevgi her ne kadar başkalarıyla ya da başka şeylerle ilgiliymiş gibi görünse de tamamen kişisel bir deneyimdir. Kişinin kendi düşünüş prensibine göre var ettiği ya da yok ettiği bir his...