Gül Bahar

“Yorgunluk sadece bedende değilmiş...” Bu aralar içimde tarifsiz bir yorgunluk var. Ne kadar uyusam da geçmiyor, ne kadar gülersem de içimde bir boşluk kalıyor. Her şey üst üste geliyor gibi… Sanki hayat, küçük darbelerle beni susturmaya çalışıyor. Bazen “neden böyle oluyor?” diye sormaktan bile yoruldum artık. Ne planlarım oluyor, ne umutlarım... Hepsi yarım kalıyor sanki. Bir yanım hâlâ güçlü olmaya çalışıyor, “geçer” diyor, “her şey düzelir.” Ama diğer yanım o kadar kırılmış ki… Sanki içimdeki o umut ışığı yavaş yavaş sönüyor. Bazen insanın sesi çıkmıyor; ağlayamıyor, anlatamıyor, sadece sessizce dağılmayı bekliyor. İşte ben tam oradayım. Ne kopabiliyorum, ne tutunabiliyorum. Hayatta bazı dönemler vardır ya, insan ne yaparsa yapsın eksik hisseder. Herkes bir şeyler yolunda gidiyormuş gibi görünürken sen kendi içinde savaş verirsin. İşte benim savaşım şu an içimde. Görünmeyen ama en derinden hissedilen bir savaş bu. Bazen keşke biri sadece “yorgunsun, biliyorum” dese. Bazen sarılacak bir omuz olsa, kelimelere gerek kalmasa… Çünkü anlatmak da artık ağır geliyor. İçimde öyle bir kırıklık var ki, neye üzülsem bilemiyorum. Her şey üst üste geldi, her şey birikti. Ve ben sadece biraz huzur istiyorum. Sakin bir gün, sessiz bir zihin, yeniden inanmamı sağlayacak bir sebep... Ama biliyorum, bir yerlerde hâlâ küçücük bir umut saklı. Belki şu an küsmüş durumda ama tamamen ölmedi. Çünkü ben her şeye rağmen hâlâ içimde bir yerlerde iyi olmayı diliyorum. Ve belki de bu, yeniden başlamanın en sessiz ama en güçlü hali.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Şu anda içimden geçen her şey...”
Biraz kırgınlık, biraz özlem, biraz da boşluk. Kalbim sanki bir şey arıyor ama ne olduğunu tam bilemiyor. Bazen güçlü duruyorum, bazen tek bir anı bile gözlerimi dolduruyor. Onun gidişine değil, yarım kalan hikâyemize üzülüyorum aslında. Birlikte olamadığımız ihtimallere, söylenemeyen cümlelere, “belki bir gün” diye içimde sakladığım umutlara... Ama içten içe biliyorum ki, bu hisler de zamanla azalacak, tıpkı bir dalganın kıyıya vurup geri çekilmesi gibi. Belki bugün ağrıyor kalbim ama bir gün sadece bir iz kalacak, acı değil. Kendime söz veriyorum: Artık sadece geçmişi değil, geleceği de düşüneceğim. Bir gün biri çıkacak karşıma belki aynı sıcaklıkta, belki bambaşka bir huzurla. Ve o zaman anlayacağım; her şey tam da böyle olması gerektiği için olmuş. Bugün ağlıyorum ama bu gözyaşları bir vedanın değil, kendime dönüşümün başlangıcı olacak. 🌙💔
Anlatırken ağlarım diye anlatamadığım çok şey var. Kirpiklerime kadar gözyaşıyla doluyum. Duygularım cümleleri tamamlamaya yetmiyor. Ne güzel gülerdim eskiden, kendimi özlüyorum,kaybolan yıllarınmı özlüyorum...
“Sevginin ağırlığını taşıyamayan, görücü masasında oturur."
Kimsenin içinden gelmeyeni talep edemem.Çok isterim belki ama bir kapida kendimden taviz verecek kadar israrci olamam bu yüzden boyun bükerek de olsa kabullenirim. Olacak olan benim ittirmemle olacaksa olmasin. Kendimi hatirlattigim sürece var olacaksam zaten unutulayım.