Herhangi bir kadın, hangi yaşta olursa olsun, sevdiği ve iyi yürekli olduğu taktirde, erkeğe bir anın sonsuzluğunu değil ama, sonsuzluktan bir an verebilir.
Efendi kim, mantık mı, ben mi? Ben mi mantık için yaşıyorum, yoksa mantık benim için mi geliştirilmiş? Ve akla uzak davranışlarımda, saçmalıklarımda hiç mi akıl, hiç mi anlam yok?
Tutkulu, coşkulu, duygularına çabuk kapılan bir insanım ben. Ufak tefek, ya da büyük delilikler, saçmalıklar yapabilecek bir tabiatm var; yaptıklarımdan az ya da çok pişman oluyorum daha sonra. Kimi kez, sabırla beklemek daha yerinde olacakken, aklıma geleni anında yapıyor ya da söylüyorum. Hal böyleyken, yapılacak ne var? Kendimi, tehlikeli, hiçbir işe yaramaz biri gibi mi görmem gerekir? Sanmıyorum. Sorun şu: söz konusu aşırı coşkuları, duygusallığı iyi bir şeyler uğruna kullanabilmek için her yolu denemek…
Gerçekten sevilmeye değer şeyleri sadakatle sevmeyi sürdürebilirse kişi, sevgisini anlamsız, değersiz, önemsiz şeylere ziyan etmezse, zamanla daha çok ışığa kavuşacak, güçlenecektir.