Geçmişte çok isteyip ümidi kesecek kadar vazgeçtiğimiz o şey; bir gün ansızın karşımıza çıkar. Yıllar sonra görülen eski bir dost gibi, göz kırpar bize eski hevesimiz.“Geldim işte” der. Gelmiştir. Fakat biz artık orada değilizdir.
Antika insanlar var. Zamanı, mekanı, herkesi aşan antika ruhlu insanlar. Birinin yadigârı olan insanlar. Tek tane. Muadili yok. Alternatifi yok. İkamesi yok. Rakibi yok. Kendine has. Sonsuza değin ait olduğu insanın yadigârı olarak Ruh Müzesi’nde yaşarlar onlar.
Beğendiği sıfatlara sahip insanlardan hoşlanmayı flört için yeter şart ve aşk başlangıcı sayıyor çoğu insan. Tez kızarıveren güller gibi kolayca birbirine meylediyor herkes artık. Birbirine benzeyen herkes alternatif, herkes bir seçenek artık.
Yunan mitolojisine göre insanlar iki baş, dört kol ve dört bacakla yaratılmışlar, bu hallerindeyken çok güçlü oldukları için buna mani olmak isteyen Zeus onları iki yarım parçaya ayırır… İşte o yarımlara İKİZ ALEV denir. Dünyada bir çok ruh eşi olmasına rağmen sadece bir tane ikiz Alevi vardır. Çünkü bazı şeylerin “tek yarım“ı vardır. Ve sayısız yarım olan şey paramparçadır…
| Platon Symposion diyaloğu