Gül yalçın

Gül yalçın
@gullyalcin
Okumadiginda vicdan azabı çekebilecek kadar kitap sevdalısı... Kitap yorumlarım için instagramdan takip edebilirsiniz
Ev hanimi
Ünv. mezunu
manisa
17 Haziran 1981
510 okur puanı
Mart 2015 tarihinde katıldı
Puan vermedi·256 syf.··
2026 9. kitabı
Benim Durumumdaki Erkekler, Per Petterson’ın İskandinav edebiyatına özgü yalın ama sarsıcı anlatımıyla, boşanmanın ardından Norveç yollarında arabasıyla savrulan Arvid Jansen’in hikâyesini anlatırken aslında dramatik bir olay örgüsünden çok bir bilinç akışının kırık dökük parçalarını sunar; dışarıdan bakıldığında içki içen, dolaşan, geçmişi kurcalayan sıradan bir adam görürüz ama metnin asıl gücü, söylenmeyenlerde ve cümle aralarındaki boşluklarda saklıdır. Petterson minimalizmi bilinçli bir estetik tercih olarak kullanır; kısa, kesik ve duygudan arındırılmış gibi görünen cümleler, erkeklik mitinin dayattığı suskunluğu biçimsel olarak da yeniden üretir ve böylece içerik ile üslup birbirine yaslanır. Arvid’in babasıyla hesaplaşması, başarısızlık hissi ve kimlik çözülmesi, klasik bir dramatik doruk noktasına ulaşmaz; aksine anti-klimaktik bir yapı içinde, ağır ağır çöken bir iç dünya olarak ilerler. Bu yönüyle roman, modern erkekliğin kırılganlığını romantize etmeden, hatta yer yer rahatsız edici bir soğukkanlılıkla gözler önüne serer ve okuru şu soruyla baş başa bırakır: Hayatın dağıldığı yerde insan kendini yeniden kurabilir mi, yoksa susarak çözülmeye devam mı eder?
Benim Durumumdaki ErkeklerPer Petterson · Metis Yayınları · 2020133 okunma
Reklam

Gül yalçın

, bir kitap okudu
Puan vermedi·256 syf.··
2026 9. kitabı
Per Petterson
7.9/10 · 133 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 8. kitabı
Her gün fark etmeden ve çok sıradan gibi gelen bir eylemdir yürümek ama aslında insan hayatının ilk devrimi yürümekle başlar. Erling Kagge bu kitapta yürümeyi bir hedefe varma çabası olarak değil, insanın kendisiyle baş başa kalabildiği en yalın hâl olarak ele alır. Adımlar arttıkça dünya susar, iç ses belirginleşir; yol uzadıkça insan hızdan değil, yüklerinden vazgeçer. Yürümek burada bir kaçış değil, hayatla kurulan daha dürüst bir temas, düşüncenin yavaşlayarak derinleştiği bir varoluş biçimidir. Bu yüzden yürüyüş, modern hayatın gürültüsüne karşı sessiz bir başkaldırı, insanın kendine doğru attığı en kadim ve en dönüştürücü adımdır.
Yürümek, Adım AdımErling Kagge · Kolektif Kitap · 2023192 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 7. kitabı
dışarıdan bakıldığında sade ve sessiz akan bir anlatı gibi görünse de, derininde insanın kendi hayatına dair bastırdığı soruları bir bir yüzeye çıkaran güçlü bir varoluş metnidir; Max Frisch bu ilk dönem romanında, otuzlu yaşlarında, toplumun çizdiği güvenli ama ruhsuz yolda ilerleyen bir adam üzerinden “yaşadığım hayat gerçekten bana mı ait, yoksa bana uygun görülen bir rol mü?” sorusunu merkeze alır ve büyük olaylar yerine içsel çatışmalar, duraksamalar ve suskunluklar aracılığıyla, heba edilmiş bir hayatın sorumluluğunun kaderde ya da başkalarında değil, bizzat o hayatı yaşayan kişide olduğunu gösterir; Sessizliğin Yanıtı, bağırarak değil fısıldayarak konuşur, sessizliği bir kabulleniş değil içten içe büyüyen bir itiraz olarak kurar ve okuru konforlu bir okuma alanına değil, kendi seçimleriyle, korkularıyla ve erteledikleriyle yüzleşmeye davet eder.
Sessizliğin YanıtıMax Frisch · Kolektif Kitap · 2019763 okunma