Herhalde dünya, sayısız ağaç, sayısız kuş ve sayısız yağmur damlalarıyla doludur. Öyle olduğu halde ben yalnızca bir kâfur ağacını ve bir yağmuru bile tam olarak anlayamadan ölüp gideceğim belki de.
İnsan ister dâhi ister aptal olsun, yalnızca kendine ait saf bir dünya asla mümkün olmaz. Yerin ne kadar derinine inerse insin, çevresine ne kadar yüksek duvarlar örerse örsün, fark etmez. Bir an gelir, birileri o dünyayı yıkıverir.
İnsan eksikliklerini kendiliğinden gideremez. Eğilimleri yaklaşık olarak yirmi beş yaşına kadar katılaşır ve daha sonra ne kadar çabalarsa çabalasın karakterini değiştirmeyi başaramaz. Sorun dış dünyanın o eğilimlere ne şekilde tepki vereceğiyle sınırlıdır.