Bir kadın sürünerek gelip askerin bacağına sarıldı. Kurtarılanlardan şükran dolu sözcükler bekleyen asker, gülümseyerek eğildi. Ancak bir deri bir kemik kalmış kadın sert bir dille onu azarladı:
“Neden bu kadar geç kaldınız?”
Nihayet Küçüklüğünden beri söylemeyi umduğu o cümleyi telaffuz etti:
“Savaş bitti.”
31. blok kütüphanecisi ağlamaya başladı. O günü görecek kadar yaşayamamış olan herkes için ağlıyordu; dedesine, babasına, Fredy Hirsch’e, Miriam Edelstein’a Morgenstern Öğretmen’e… O anı görmek için orada bulunmayan herkese. Acı bir sevinçti.
Baksana, buradaki insanlar… Ne sence? Siyonist mi? Antisiyonist mi? Ateist mi? Komünist mi? Ne fark eder ki? Dikkatli bakınca sadece insanları görürsün, o kadar. Kırılgan ve bozulmaya meyilli. En iyiye de en kötüye de muktedir.