Nefes alabilmenin ne büyük bir nimet olduğunu o an tüm hücreleriyle anlamıştı; mutluluk için başka hiçbir şeye gerek yoktu, sadece nefes almak yeterdi. Ama insan nefessiz kalmadan nefesin, hapsedilmeden özgürlüğün, ölümle yüzleşmeden yaşamın kıymetini bilemiyordu.
Kişinin kendi deneyimlerinden pişmanlık duyması, kendi gelişimini durdurması demektir. Kişinin kendi deneyimini inkar etmesi, kendi yaşamının dudaklarına bir yalan koymaktır. Bu, ruhun inkarından başka bir şey değildir.
Seven insanlar birbirinin zehrini alr, birbirine şifa olur, birbirini kurtarır. Böylesi daha gerçek, daha insaniydi. Sartre'in, "Başkaları cehennemdir," sözüyle de çelişmiyordu bu; çünkü yaşamınız boyunca size değenlerin bazıları cehennemi yaşatır -ayazda titretir, demir parmaklıkların ardinda çürütür-bazılarıysa cenneti sunar; sıcacık bir kucakla sarar, masum bir gülüşle hayata döndürür.