Gülseven Çakır

Gülseven Çakır
@gulseven
null
Müşteri hizmetleri
Üniversite
Bursa
Bursa, 29 Temmuz
169 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı

Gülseven Çakır

, bir kitap okudu
9/10
·512 syf.··
Beğendi
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2018 22:31
·
2018 48. kitabı
Nehir Erdem
8.4/10 · 557 okunma
Reklam
“ Neden aramış o kadın seni? Balayında olduğunu bilmiyor mu?” Yağız’ın başını çevirdiğini gördüğünde gözleri kocaman açıldı. Koşar adımlarla gidip, narin eliyle adamın kolunu kavradı. “Evlendiğini söyledin mi? “ diye sordu. Alacağı yanıtın içini rahatlatmasını bekliyordu. “Hayır söylemedim. Bahsi geçmedi.” diye yanıtladı Yağız soğuk bir tavırla. “Bir saattir telefonla konuşuyorsun ve evlendiğini söylemek aklına gelmiyor mu?” “Her önüme gelene durup dururken evlendiğimi söylememi mi bekliyorsun?”
Sayfa 191·Kitabı okudu
Sanki yağmur çiselemeye başlamıştı. Yağmur zannettikleri, çimleri sulamak için parkta otomatik açılan fıskiyelerdi. Duru; “Koş koş hemen çıkmamız lazım yoksa sırılsıklam olacağız” diyerek Erdem’i de kolundan çekiştirmeye başladı. Erdem’in hiç umurunda değildi. İnadına fıskiyelerin arasında durmayı tercih ediyordu. “Sana diyorum ıslanacaksın.” “Şeker miyiz ki eriyelim, ıslansak n’olur?” Duru koşarak yanına geri geldi, kolundan çekmeye çalışırken Erdem de onu suların fışkırdığı tarafa çekti. “Eve gidene kadar daha çok ıslanacaksın” diyordu. Erdem’in umurunda değildi. “Uzun zaman oldu böyle ıslan- mayalı. Toprak da çok güzel kokuyor. Harika bir şey değil mi, hadi gel” diyordu yüzündeki çocukça mutlulukla. Duru fıskiyelerden uzaklaşmaya çalışırken, Erdem tekrar onu yakaladı. Birden ıslak çimlerde ayağı kayarak düşeceği sırada adamın kolları arasına kaydı. Adamın dalgalı saçları ıslandı- ğında adeta çekiciliği artmıştı. Akşamın grimsi karanlığında bakışlarındaki ışıltıya takılıyordu. Bu kadar yakın mesafedeyken heyecanı fark edilecekmiş gibi gözlerini önce dudaklarına sonra da sert göğsüne indirdi. Suyla oynamaktan zevk alan Erdem yaşadığı anın tadını çıkarıyordu. Saçları ıslanıp alnında ahenkli duruşunu almıştı. Banyodan çıktığında bu halini sevdiği için geriye itme gereği duymadı. Kendini, kayarken kolları arasına aldığı kızın varlığına teslim etti. Bir filmde ağır çekim sahnesini yaşıyorlardı. Kıpır- tısız bakan gözlerin ve hafif aralık davetkar şekilde öpülmeyi bekleyen dudakların arasında gidip geliyordu bakışları. Kızın bakışlarını kaçırmasıyla coşkulu duygu yükselişini azaltma yolunu seçti. Duru “Benim için sorun yok da otele kadar sen nasıl gideceksin bu halde?” diye sorarak geriye çekildi. Erdem de bakışlarını kızın dudaklarından çekerken, tişörtünün ıslanmaya
#alıntı #burcubüyükyıldız #ÇilekMevsimi “ Beklediğin kişi ben miyim?” “Hih!” Şaşkınlık, biraz da korkuyla arkasına döndü. Günlerdir aramasını beklediği adam, tüm heybetiyle karşısında duruyordu. Elini göğsüne koydu. Nabzı hissettiği heyecanla yukarılara tırmanıyordu. Adamın ona doğru yaklaştığını sanki bir sis perdesinin ardından izliyordu. “Korkutmak istememiştim.” Yağız yakınında durduğunda kalbi gümbürdedi. “Sorumu yanıtlamadın. Beni mi bekliyordun?” Yağız Mira Burcu Büyükyıldız
Hem evlenince ne olacak ben onu da anlamıyorum!” derken isyanın doruğundaydı genç kız. O kadar hiddetlenmişti ki yanından geçenler dönüp ona bakıyor- du. Annesi bıkkınlıkla; “Sadece senin de hayatında biri olsun istiyorum kızım, bir düzenin olsun, bak ev arkadaşın da evlendi, yalnız yaşıyorsun, evinde bir ses bir nefes olsun istiyorum” dedi. “Tamam! Anne sana ne desem boş, algılarını kapatmışsın, kafana beni evlendirmeyi koymuşsun, söz bugün bu işi hallede- ceğim. Karşıma ilk çıkana teklifte bulunacağım, kabul etmezse sen de beni rahat bırakacaksın, tamam mı?” Leyla Hanım isyanla, “Böyle bir saçmalığa gerek yok kendini rezil etme!” demeye çalışıyordu ki Duru tüm pervasızlığı ile “Şimdi dinle nasıl oluyormuş rezillik beraber görelim” derken adeta haykırdı. “Saçmalama Duru bir inat uğruna olacak iş değil...” diye bağıran annesini duymuyordu. O sırada karşıdan gelen işçi tulumu giymiş, uzun boylu adamayaklaşarak,“Affedersinizbirşeysorabilirmiyimacaba?” dedi. Adam biraz şaşkın ve merakla; “Buyurun...”diye karşısında dikilen kıza çevirdi bakışlarını. “Evli misiniz acaba?” diye sordu. Adam gözlerine inanamaz şekilde önce etrafına sonra Duru’ya baktı; “Hayır hanımefendi... ama anlayamadım,” kızın kulağındaki telefonu işaret ederek; “Bir sorun mu var?” diyerek durumu anlamaya çalışıyordu. Duru bir eli kulağındaki telefonda, diğer elini de tuttuğu çantalarla havaya kaldırarak, dua edercesine ve yüzündeki ciddi ifadesiyle; “Mahzuru yoksa benimle evlenir misiniz?” diye sordu. Üzerindeki tulumu boya ve sıva kalıntılarıyla kaplı adam, önce şaşkın ama hemen sonra alaycı gözlerle yukarıdan aşağıya Duru’yu ilgiyle süzen uzun bir bakış attı. “Hanımefendi dalga mı geçiyorsunuz?” “Hayır! Çok ciddiyim beyefendi” dediğinde bir kaşını kal- dırmış adamın dudaklarından dökülecek kelimeleri