#alıntı
#LacivertSafir
“Deirdre...”diye fısıldadı yorgun sesi. “Ağlama.”
Cennetin nasıl bir yer olduğunu merak ederken, aklınıza hiç sesinizin nasıl olduğu gelir mi? Oradaki sonsuz güzelliği düşlerken, etrafınızdan geçen nehirlerin akış sesini, kuşların şarkısını yada havanın tatlı uğultusunu düşlediğiniz oldu mu?
Benim tüm bunları düşlememe gerek kalmamıştı. Çünkü öyle özel, öyle tarifsiz bir hediye bahsedilmişti ki bana, cennetin sesi bir kez daha kulaklarıma dolmuştu. Cehenneme hapsolduğumu, artık kaçışımın olmadığını düşündüğüm bir asır uzunluğundaki saatler sonunda, gerçek bir nefese karışan sesi yaşamım için gerekli olan havayı mümkün kılmıştı.
Benim adım, Beren değildi artık. Deirdre’ydi. Yaralı dudaklarından dökülen o isim tek gerçeğim olmuştu.